Sags türkçesi Sags nedir

Sags ingilizcede ne demek, Sags nerede nasıl kullanılır?

Sag : Değer kaybetmek. Ağırlık yüzünden çökmek. Düşmek (fiyat). Kağşamak. Sarkmak. Eğilmek. Azalmak. Çökmek. (fiyat) düşmek. Ayırt etmek.

Saga : İskandinav masalı. Efsane. Menkıbe. Destan. Tarihsel nitelikte olan kısa ve tek olaylı anlatım türü. bk. doğa sagası, aile sagası, halk sagası, karşıt saga, kişisel saga. krş. masal, öykünce, serüven, öykü, öykülem. Saga.

Saga novel : Birkaç kuşağı anlatan uzun roman.

Saga of god : Tanrı sagası. Hristiyanlık öncesi çağla ilgili bir tanrı için anlatılan saga. bk. saga, saga türküsü.

Sagacious : Akıllı. Zeki. Anlayışlı. Akıllıca. Bilge. Ferasetli. Arif. Sağ görülü. Sağgörülü. İsabetli.

Sagaciously : Uzak görüşlü bir şekilde. Sağduyulu bir şekilde. Akıllıca. Keskin bir şekilde. Sağgörülü bir biçimde. Anlayışlı bir şekilde. Çok akıllı bir biçimde. Akıllı bir şekilde.

Sage tea : Adaçayı. Adaçayı çayı.

Sagas : İskandinav masalı. Efsane. Menkıbe. Destan.

Sagacity : Zekavet. Basiret. Sağgörü. Zeka. Öngörü. Feraset. Bilgelik. Dirayet. Anlayış. Kiyaset.

 

Sagamores : Kuzey atlantik kıyılarındaki algonquian kızılderililerdeki savaş şefi veya ikinci şef. Kuzey amerika'nın ikinci rütbedeki veya sıradaki veya derecedeki şefi olan yerli algonquian (kuzey amerika kızılderilisi).

İngilizce Sags Türkçe anlamı, Sags eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sags ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crook : Hırsız. Kanca. Sahtekar. Dolandırıcı. Değnek. Dönemeç. Kıvırmak. Madrabaz. Dirsek.

Bulge : Ani artış. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. Kabarmak. Çıkıntı. Şişmek. Bombaj. Şiş. Tümsek.

Dangles : Sallamak. Asılı tutmak. Asılı durup sallanmak. Sarkıtmak. Asılmak. Asılıp sallanmak. Sarkma. Asıp sallamak. Sallanmak.

Coots : Dazlak. Su tavuğu. Sakarmeke. Kel. Sutavuğu. Aptal. Yaban ördeği.

Bend : Bağlamak (yelken). Çevirmek. Kıvrılmak. Çökmek (diz). Kıvırmak. Katlanmak. Kıvrım menteşesi. Eğme. Bükmek.

Become smaller : Daha küçük hale gelmek. Daha küçük olmak. Küçülmek. Ufalmak.

Descried : Seçmek. Farketmek. Keşfedilen. Keşfetmek.

Cant : Argolu konuşmak. Yapmacıklı konuşmak. Eğmek. Yapmacık konuşmak. İkiyüzlülük etmek. Meyil vermek. Dilenmek. Yan yatırmak.

Crack : Çözmek (şifreyi). Çatlamak. Çıtlatmak. Çatlatmak. Çatırdamak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Şaklatmak. Çatallaşmak (ses). Patlamak.

Decrease in value : Değerde azalma. Değer kaybı. Kıymette düşüş. Değerini kaybetmek. Değerde düşme. Değerde düşüş. Değerin azalması.

 

Sags synonyms : heroic tale, sink, bend over, abates, dip, crack up, droop, curled up, depend, blouses, sagged, alleviate, curl up, depend from, cave in, contradistinguish, collapse, bottom out, draped, be twisted, be down, cant over, break down, cheapens, cants, dips, catch sign of, differentiating, cheapening, cowering, cower, discriminated, yield.

Sags zıt anlamlı kelimeler, Sags kelime anlamı

Achromatic : Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksemez. Akromatik. Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı.

Foolish : Saloz. Ahmakça. Aptalca. Habeci. Budalaca. Gülünç. Enayi. Saçma. Abes. Abeci.