Sales appeal türkçesi Sales appeal nedir

  • Satış çekiciliği.
  • Albeni.
  • Satılma şansı.

Sales appeal ingilizcede ne demek, Sales appeal nerede nasıl kullanılır?

Sales : İndirimli satış. Satışla ilgili. Satışlar. İndirimli satışlar. Satış hasılatı. Satış. Satış için. Satış ile ilgili.

Appeal : Yalvarma. İlgisini çekmek. Sarmak. Yalvarmak. Çekim. Bir soruşturuda, soru çizinliğinin başına eklenmiş bir yazı ya da mektup aracılığıyla ya da bir görüşmede yapılan açış konuşmasıyla araştırmanın sunulması. Temyize gitmek. Davayı temyiz etmek. Sıçramaya girerken atılım hareketi.

Sales account : Satış hesabı.

Sales agent : Satış acentası. Satış acentesi.

Sales agreement : Satış akdi. Satış anlaşması. Mülkiyetin sahipliğinin devredilmesi anlaşması. Satış sözleşmesi.

Sales allowance : Satış indirimi. Satış tenzilatı. Satılan mal parası üzerinde belirli oranda bir indirim yapılması.

İngilizce Sales appeal Türkçe anlamı, Sales appeal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sales appeal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desirability : Arzu edilirlik. İstenilebilirlik. İstenilme. Cazibe. Hoşa gitme. Çekicilik.

Attraction : Nesnelerin ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal nitelikli kuvvetlerle birbirlerini çekmeleri. Sempati. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Alımlılık. Getirtme. Çekim. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Çekici şey. Bir turistin ziyaret edip görmek istediği yer.

 

Entrapments : Büyüleyicilik. Zorluğa veya tehlikeye çekme veya sürükleme. Tuzağa düşürme. Şaşırtma. Sıkışma. Kapana kısılma. Kısılma. Tutulma. Caziplik.

Salabilities : Pazarlanabilirlik. Satılabilme. Satışa elverişlilik. Satılabilir özelliği bulunan. Satılabilirlik.

Allure : Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Çekici. Baştan çıkarmak. Büyülemek. Aklını başından almak. Çekicilik. Ayartmak. Cazibe.

Blandishments : Yağcılık. Kandırmak için söylenen veya edilen iltifat. Dil dökme. Tatlı söz.

Allures : Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Baştan çıkarmak. Aklını başından almak. Çekmek. Çekme. Cezbetmek. Çekici. Büyülemek. Ayartmak.

Allured : Ayartmak. Çekmek. Aklını başından almak. Aklını çelmek. Çekme. Aklını başından almak (argo terim). Çekici. Cezbetmek. Büyülemek. Baştan çıkarmak.

Charm : Cazip gelmek. Aklını almak. Alım. Nazarlık. Muska. Cezbetmek. Büyülemek. Çekmek. Korumak (sihirli bir güçle). Çekicilik.

Allurements : Çekicilik. Çekme. Çekici taraf. İncizap. Büyüleme. Cazibe. Cezbetme. Cazip şey.

Sales appeal synonyms : allurement, saleability, entrapment, salability, desirableness, attractiveness, drawing power.