Saltant türkçesi Saltant nedir

Saltant ingilizcede ne demek, Saltant nerede nasıl kullanılır?

Salta : Arjantin'de salta eyaleti'nin başkenti. Tuz ile muhafaza etmek. Bir soyadı. Arjantin'in bir vilayeti.

Saltarello : Müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü.

Saltation : Mutasyon. Katı madde taneciklerinin sıçrayarak hareket etmesi. Zıplama. Fırlayış. Ani hareket. Hoplama. Sıçrama. Ani değişiklik. Saltasyon. Fırlama.

Saltator : Düz kanadı böceklerin (çekirge, hamam böceği gibi) sıçraması. Saltator.

Saltatorial : Sıçrayan (böcek). Sıçrayabilen (böcek).

Salt and pepper shakers : Tuz ve karabiber için karıştırıcılar seti (genellikle seramik veya plastikten yapılan). Tuzluk-biberlik. Tuz ve karabiber karıştırıcı.

Salt bath annealing : Tuz yunağında tavlama. Tuz banyosu tavlaması.

Salt away money : Parayı tuzlayarak saklamak. Para biriktirmek. Paranın turşusunu kurmak. Parayı saklamak. Paranın konservesini yapmak.

Saltatorious : Sıçrayan (böcek). Sıçrayabilen (böcek).

Salt bath : Tuz banyosu. Tuz yunağı.

İngilizce Saltant Türkçe anlamı, Saltant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saltant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gambols : Hoplamak. Oyun oynama. Sıçrama. Sıçrayıp oynamak. Sıçramak. Sıçrayış. Zıplamak. Sıçrayarak oynama.

Hop : Havalanmak. Sekme. Hizmet vermek. Uçak yolculuğu. Zıplatmak. Atlamak. Şerbetçiotu yetiştirmek. Sıçratmak. Atlama. İlk sıçrama.

Capriole : Sıçrayış. Atlama. Zıplamak. Sıçrama. Sıçramak.

Gamboling : Sıçrama. Sıçrayarak oynama. Sıçrayıp oynamak. Sıçramak. Oyun oynama. Hoplamak. Sıçrayış. Zıplamak.

Jumping : Bir soru ya da bir görüşme cibinliğinde değişik bağlamlar arasında uygun bağlaçlara ya da hazırlayıcı sorulara yer verilmeden yapılan geçiş. Sıçrama. Hoplama. Engel atlama. Sıçrayış. Sıçrayan. Atlama.

Jump : Eğlenceli olmak. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Birdenbire yükselmek. İlişkiye girmek. Sıçramak. Sıçrayış. Zıplamak. Sıçratmak. Sevişmek.

Standpoint : Görüş. Görüş açısı. Görüş noktası. Görüş çekidi. Bakış açısı. Bakım.

Gamboled : Sıçramak. Sıçrayarak oynama. Sıçrayıp oynamak. Sıçrama. Oyun oynama. Zıplamak. Sıçrayış. Hoplamak.

Skipping : Sekme. Bir kart delgi makinesi ya da yazı makinesi gibi damga damga ilerleyen donanımlarda bir damga konumunun ya da bir alanın, bir satır yazıcıda bir ya da birçok satırın işlenmeden geçilmesi. Atlama. Sıçrama. Tekleme. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma.

Leaping : Atlamak. Sekmek. Atılma. Sıçramak. Hoplamak. Atılmak. Sıçrama. Zıplamak. Atlama.

Saltant synonyms : saltation, gambol, bounding, stand, point of view, weight, skips, caprioles, predetermine, viewpoint, angle, skip, bias.

Saltant zıt anlamlı kelimeler, Saltant kelime anlamı

Cowardly : Kansız. Korkak. Cesaretsiz. Yüreksiz. Korkakça. Alçakça. Ödlek. Yüreksizce. Alçak. Tabansız.

Inconspicuous : Farkedilmez. Göze çarpmayan. Önemsiz. Farkedilmeyen.

Saltant ingilizce tanımı, definition of Saltant

Saltant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leaping. Jumping. Dancing.