Samramak nedir, Samramak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uyku ya da hastalık nedeniyle söylenmek, sayıklamak.

Uyurken anlaşılmaz sözler söylemek, sayıklamak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: samraşmak].

Samramak anlamı, tanımı

Samra : Gübre

Samrama : Aptal, sersem, budala. 1.Duygusuz : Çok samrama adamdır. [Bakınız: samahar].

Sayıklamak : Uykuda veya bir hastalığın verdiği dalgınlık sırasında anlamsız, tutarsız sözler söylemek. İstediği, özlediği bir şeyden sürekli söz etmek.

Anlaşılmaz : Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Samraşmak : Sayıklar gibi anlaşılmaz sözler söylemek, homurdanmak.

Sayıklama : Sayıklamak işi.

Söylenmek : Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.

Söylenme : Söylenmek işi.

Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Söyleme : Söylemek işi.

Hastalı : Hastalıklı.

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.

Sayık : Manisa kenti, Demirci ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Diğer dillerde Samoyed köpeği anlamı nedir?

İngilizce'de Samoyed köpeği ne demek ? : samoyed dog