Sanctioning türkçesi Sanctioning nedir

  • Onaylamak.
  • Onay ile desteklenen.
  • İzin vermek.
  • Uygun görmek.

Sanctioning ingilizcede ne demek, Sanctioning nerede nasıl kullanılır?

Obtain the sanction of the authorities : Denetleme organlarından izin alma.

Criminal sanction : Cezai yaptırım.

Economic sanction : Bir ülke ya da grubun, diğer ülke ya da grupları çeşitli nedenlerle iktisadi konularda zorlamak için gümrük vergileri, dışalım ve dışsatım kotaları, tarife dışı engeller gibi caydırıcı önlemler alması. İktisadi yaptırım. Ekonomik yaptırım.

Social sanction : Toplumsal yaptırım. Bir toplumda, bir toplumsal kümede benimsenen, ya da karşı çıkılan davranış biçimlerine gösterilen onaylayıcı ve ödüllendirici ya da suçlayıcı ve cezalandırıcı tepki.

Sanction : Müeyyide. İzin verme. Onaylamak. Yaptırım. Kabul etmek. Tasdik. İzin. Teyit. Davranış kurallarını düzenleyen ve destekleyen caydırıcı ya da özendirici güç.

Applying sanctions : Yaptırımlarda bulunma. Yasa koyma. Kısıtlama. Boykot yapmak.

Ease sanctions : Yaptırımları yumuşatmak. Cezanın ağırlığını düşürmek. Yaptırımları hafifletmek.

Sanctions : Yaptırımlar. Bir ülke veya ülkeler tarafından bir diğerine karşı o milleti hukuka uymak için baskı altına almak veya politikasını değiştirmek için yapılan cezalandırıcı hareketler (uluslararası hukuk).

 

Sanctioned : Tasdik edilmiş. Onaylanmış kurallarla uyumlu olan. Yetkili kabulle onaylanmış. Resmi bir şekilde onaylanmış ve resmi olarak yasal yetki ile donatılmış.

Economic sanctions : Bir ülkeyi belli bir harekete zorlamak için başka bir ülkenin ya da ülkelerin uyguladıkları ekonomik nitelikteki başka başvurular. Başka ülkelere karşı uygulanan zorlayıcı önlemler. Tutumsal (ekonomik) yaptırımlar. Ekonomik yaptırımlar. Ekonomik yaptırım.

İngilizce Sanctioning Türkçe anlamı, Sanctioning eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sanctioning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Admit : Teslim etmek. Almak. İçeri almak. İçeriye almak. İçeriye bırakmak. Girmesine izin vermek. Kabul etmek. İtiraf etmek. Olanak tanımak.

Acknowledge : Tanımak. Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. Doğruluğunu kabul etmek. İtiraf etmek. Aldığını bildirmek. Kabul etmek. Aklama. İkrar etmek. Teşekkür etmek.

Brook : Kabul etmek. Kaldırmak. Tahammül etmek. Çekmek. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. Dere. Su. Katlanmak.

Approves : Uygun bulur. Beğenmek. Uygun bulmak. Tasvip eder. Onamak. Kabul etmek. Onaylar. Razı olmak.

Acknowledges : Alındılamak. İtiraf etmek. Tanımak. Kabul etmek. Teslim etmek. Doğruluğunu kabul etmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Teşekkür etmek. İkrar etmek.

 

Affirms : Olumlamak. Tasdik etmek. İddia etmek. Söylemek. Tekrarlamak. Bildirmek. Doğrulamak. Beyan etmek. Söz vermek. İleri sürmek.

Countenancing : Göz yummak. Çehre. Desteklemek. Onamak. Yüz vermek. Tasvip etmek. Müsamaha etmek. Uygun bulmak.

Authorise : Memur etmek. Salahiyet vermek. Yetkilendirmek. Yetkili kılmak. Ruhsat vermek. Yetki vermek.

Countenances : Onama. Surat. Teşvik. Denge. Yüz vermek. Destek. Desteklemek. Tasvip etmek.

Sanctioning synonyms : allow to, deem suitable, enabling, authorizes, applaud, approbate, approbated, countenance, allows, authorises, allow for, acknowledging, approve, think fit, favor, see fit, approbating, allow, accepts, allowing, choose, accept, sanctionative, authorizing, countenanced, consent, affirm, authorize, authorising, applauding, admit to, sanction, affirming.

Sanctioning zıt anlamlı kelimeler, Sanctioning kelime anlamı

Disabling : Menetmek. Ehliyetini almak. Sakatlamak. Kullanılmaz hale sokmak. Hizmet dışı bırakmak. Etkisizleştirme. Alıkoymak. Devre dışı bırakılıyor. Yetkisini almak.