Sandalet nedir, Sandalet ne demek

Sandalet; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı, sandal (III)

Sandalet hakkında bilgiler

Sandalet, giyicinin ayağına üst kısımından ve bazen topuğundan kayışlarla tutunan, tabandan oluşan açık tip dışarı ayakkabısı. Sandalet ve diğer ayakkabılar arasındaki fark bazen bulanık da olsa, genel anlayış sandaletin ayağın çoğu üst kısmını, özellikle ayak parmaklarını açık bırakmasıdır.

İnsanlar sandaleti birkaç sebepten dolayı giymeyi tercih edebilirler. Bunlardan bazıları ekonomik oluşu (sandaletler genellikle daha az malzeme kullanır ve daha kolay üretilir), ılık havada rahatlık sağlaması ve moda seçeneği oluşudur. Çoğunlukla, insanlar sandaleti ılık havalarda veya yılın daha ılık kısımlarında, ayaklarını serin ve kuru tutmak için giyerler. Ayak mantarı oluşma tehlikesi kapalı ayakkabılardan daha düşüktür, böyle bir iltihabın tedavi perhizinden biri de sandalet giymek olabilir.

Sandalet ile ilgili Cümleler

  • Sıcak havalarda sık sık sandalet giyerim.
  • Ben küçük bir kızım, okula gitmiyorum, bana sandalet al, ben evleniyorum.

Sandalet tanımı, anlamı:

Kayış : Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi.

 

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Sandal : İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi. Sandalet. Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album).

Kordon : Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Göbek bağı. Genellikle ipekten yapılmış kalın ip.

Kısım : Kol. Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü.

Topu : Hepsi.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Bulanık : Bulanmış olan, duru olmayan. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Niteliği tam anlaşılmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Anlayış : Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Anlama işi, telakki. Hoş görme, hâlden anlama.

Diğer dillerde Sandalet anlamı nedir?

Fransızca'da Sandalet : sandale [la]

Almanca'da Sandalet : n. Sandalette