Save for türkçesi Save for nedir

  • Hariç.
  • Para biriktirmek.
  • Den başka.

Save for ile ilgili cümleler

English: I'm planning my next vacation. Maybe I'll go to Disneyland with my family and friends. How much should I save for it?
Turkish: Gelecek tatilimi planlıyorum. Belki ailem ve arkadaşlarımla Disneyland'a gideceğim. Bunun için ne kadar para biriktirmeliyim?

English: Man may invent anything, save for the art of being happy.
Turkish: İnsan mutlu olma sanatı hariç herhangi bir şeyi icat edebilir.

English: Save for a rainy day.
Turkish: Kara gün için tasarruf edin.

English: We have to save for a rainy day.
Turkish: Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.

English: I am working to save for my college tuition.
Turkish: Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.

Save for ingilizcede ne demek, Save for nerede nasıl kullanılır?

Save : Kayda geçirmek. Biriktirmek. Kaydetmek. Artırmak. Kusuruna bakmamak. Engellemek. Kazandırmak. Bağışlamak. (para) biriktirmek.

For : -dır. -dir. Nedeniyle. Dair. Yönünden. -e göre. -e rağmen. Uğruna. Namına. Karşılığında.

Save for a rainy day : Ak akçe kara gün içindir. Yağmurlu bir gün için biriktirmek. İhtiyaç anı için biriktirmek.

Save form as report : Formu rapor olarak kaydet.

Save format : Biçim kaydet.

 

Save formatted : Biçimli kaydet.

Save formatted values : Biçimleriyle birlikte.

İngilizce Save for Türkçe anlamı, Save for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Save for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exempts : Serbest. Ayrılık. Muaf. Özgür. Çürüğe çıkarmak. Bağışıklık. Muaf tutmak. İstisna etmek. Hariç tutmak.

Excluding : Dışlama. Hariç olmak üzere. -in dışında. Dışta tutulan. -den başka. Rnüstesna. Dışında.

Exogenous : Dış kaynaklı olan. Dışsal. İncelenen bir organizma, hücre ya da sistemin dışında oluşan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Egzojen. Harici. Eksojen. Organizmanın dışında büyüyen. Dışyapılı.

Excepting : Meğerki. Ed.hariç. Dışında bırakma. Başka. Hariç olmak üzere. Dışında. Haricinde.

Save money : Para tutmak. Tasarruf etmek.

Excepted : Hariç tutmak. Ayırmak. İstisnai. Karşı çıkmak. Dışında tutmak. İtiraz etmek. İstisnalı.

But : Gel gör ki. Ancak. Hiç olmazsa. Başka. Halbuki. Meğerse. İtiraz. Ki. Oysa.

Exterior : Dış ilişkiler. Dışsal. Dışarıda olan. Dış görünüş. Görünüş. Zahiri. Dış ülkelerle olan. Dış. Harici.

Save up : Biriktirmek. Tasarruf sağlamak. Tasarruf etmek.

Save for synonyms : but the, exempt, outside, put by, bar, get ahead, except, salt away money, exclusive, exclusive of, barring, bating, excepts.