Save money türkçesi Save money nedir

  • Para biriktirmek.
  • Para tutmak.
  • Tasarruf etmek.

Save money ile ilgili cümleler

English: It would be wise of you to save money for a rainy day.
Turkish: Zor bir gün için para biriktirmen akıllıca olurdu.

English: Did you save money by shopping there?
Turkish: Orada alışveriş yaparak para tasarruf ettin mi?

English: ENERGY STAR is a U.S. Environmental Protection Agency (EPA) voluntary program that helps businesses and individuals save money and protect our climate through superior energy efficiency.
Turkish: ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.

English: It is wise to save money for a rainy day.
Turkish: Kötü gün için para biriktirmek mantıklı.

English: We should save money for a rainy day.
Turkish: Kara gün için para biriktirmeliyiz.

Save money ingilizcede ne demek, Save money nerede nasıl kullanılır?

Save : Korumak. Kurtarma. İdareli harcamak. Bağışlamak. İdareli kullanmak. Engellemek. Tasarruf etmek. Kusuruna bakmamak. Biriktirmek. Kaydetmek.

Money : Servet. Bedel. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Nakit. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Akçe. Tıkır (argo sözcük). Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Para kırmak.

 

Save a person from : Bir insanı-den kurtarmak (tehlike, günah, vb.).

Save all : Kaydet. Tümünü kaydet. Şerbet tutucu.

Save and update all : Kaydet ve tümünü güncelleştir.

Save appearances : Herşeyin yolunda olduğu izlenimi vermek. Görüntüyü kurtarmak. Zevahiri kurtarmak. İyi bir imajı korumak.

İngilizce Save money Türkçe anlamı, Save money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Save money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salt away money : Parayı saklamak. Parayı tuzlayarak saklamak. Paranın konservesini yapmak. Paranın turşusunu kurmak.

Put by : Ayırmak. Biriktirmek. Zulalamak. Kaldırmak. Saklamak. Kenara koymak. Bir tarafa koymak. Bir kenara koymak. İlerisi için saklamak.

Economise : İdare etmek. Kullanmak. Kısıntıya gitmek. İhtiyatlı kullanmak. Ekonomi yapmak. Tutumlu davranmak (economize olarak da yazılır). Sakınarak kullanmak. İdareli olmak. Kısmak. Kesinti yapmak.

Cut back : Azaltmak. Budamak. Kısmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taze meyve suyu ilavesi. Geriye dönüş. Kesinti yapmak. Kesip kısaltmak. Geri dönmek.

Save for : Hariç. Den başka.

Save on : İsrafından kaçınmak. İdareli kullanmak.

Save up : Tasarruf sağlamak. Biriktirmek.

Saves : Kayda geçirmek. Artırmak. Sayı yapmasını önlemek. Tutmak. Biriktirmek. Kusuruna bakmamak. Korumak. Engellemek. Bağışlamak.

 

Economizes : Masrafı kısmak. Masrafları kısmak. Ekonomi yapmak. İdareli kullanmak. İdareli sarf etmek. Artırmak. İktisat yaparak idare etmek. İdare etmek. Kullanmak.

Appropriates : Tensip etmek. Mülk edinmek. Üstüne oturmak. Münasip. Ayırmak. Sahipsiz birşeyi almak. İç etmek. Uygun. Özelleştirmek.

Save money synonyms : get ahead, appropriate, appropriating, economize, save, economises.