Saving deposit türkçesi Saving deposit nedir

  • Gerçek veya tüzel kişilerin bankalara vadeli mevduat veya vadesiz mevduat olarak yatırdıkları para.
  • Tasarruf mevduatı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Saving deposit ingilizcede ne demek, Saving deposit nerede nasıl kullanılır?

Saving : Bkz.save. Kazandırıcı. Tutumlu. Koruyan. Tasarruf. Tasarrufta bulunma. Artırım. Durumu idare eden. Biriktirme. Koruma.

Deposit : Tortu bırakmak. Yumurtlamak. Çökelmek. Bankaya yatırmak. Depozit olarak vermek. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Sıvıların dibine oturan maddeler. (tortu) bırakmak. Çökel. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme.

Saving account : Tasarruf hesabı.

Saving bank : Tasarruf bankası.

Saving bond : Tasarruf bonosu. Hazine ya da kamu kuruluşları tarafından çıkarılan ve gelirinden vergi kesintisi yapılmayan tahvil.

Saving certificate : Biriktirme sertifikası. Birikim sertifikası. Bir birikim hesabı hakkında bilgi veren ve sahipliği gösteren sertifika.

İngilizce Saving deposit Türkçe anlamı, Saving deposit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Saving deposit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Savings deposit : Zorunlu tasarruf. Para biriktirmek için belirli bir zaman üzerinde banka hesabına yatırılan önceden kararlaştırılmış para miktarı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Saving deposit synonyms : a shift in supply, a change in demand, a pass through certificate, abnormal budget, a type mutual funds, ability to pay principle, savings account, a change in supply.