Scap türkçesi Scap nedir

  • Iı. dünya savaşı'nın ardından japonya'nın işgali esnasında douglas macarthur'un ünvanı.
  • Müttefik güçler yüksek komutanı.

Scap ile ilgili cümleler

English: They simply need to find a scapegoat.
Turkish: Onların sadece bir günah keçisi bulmaları gerekiyor.

English: They're looking for a scapegoat.
Turkish: Onlar bir günah keçisi arıyorlar.

English: Why am I the only one they complain of? They're just making an example out of me and using me as a scapegoat.
Turkish: Neden ben onların tek şikayet ettiğiyim?Onlar sadece benim üzerimden örnek veriyor ve beni günah keçisi olarak kullanıyorlar.

English: They simply need a scapegoat.
Turkish: Onlara basbayağı bir günah keçisi lazım.

English: He's always the scapegoat.
Turkish: O her zaman günah keçisi.

Scap ingilizcede ne demek, Scap nerede nasıl kullanılır?

Scape : Sap. Anten. Sütun. Bitki sapı. Duyarga. Sütun gövdesi. Uzantı. Yapraksız çiçek sapı. Boyun.

Scape wheel : Dişli. Üzerinde çıkıntılı dişler bulunan tekerlek.

Scapegoat : Günah tekesi. Başkalarının cezasını çeken. Günah keçisi. Başkasının suçunu yüklenen kimse. Abalı. Şamar oğlanı.

Scapegoating : Suçu diğerlerinin üzerine atma işlemi veya eylemi. Bir toplumsal kümenin saldırganlık eğilimini, herhangi bir toplumsal sorunun sorumlusu tuttuğu bir bireye ya da kümeye yöneltmesi. Bir kimseyi günah keçisi yapma. Bir başka insan veya nesneyi düşmanlığı odağı haline getirme eylemi veya işlemi. Vur abalıya tutumu. Birkimseyi veya birşeyi günahkeçisiyapma eylemi. Suçu başkasının üzerine atma.

 

Scapegoatism : Sorumluluğu taşımamak için suçu bir başka insanın üzerine atma işlemi veya eylemi. Sorumluluk almamak adına başkasını suçlama eylemi.

Scapes : Sütun. Yapraksız çiçek sapı. Sütun gövdesi. Anten. Boyun. Uzantı. Bitki sapı. Duyarga. Sap.

Scaphium : Weber üzengisi. Erkek kelebeklerin bölütünde bulunan çiftleşme çıkıntısı. Skafiyum.

Scapegoats : Günah tekesi. Günah keçisi. Başkasının suçunu yüklenen kimse. Şamar oğlanı. Başkalarının cezasını çeken. Abalı.

Scaphander : Bir dalgıç tarafından su altında çalışırken kullanılan muhafaza veya su geçirmez kılıf.

Scaphocephalous : Sakafosefa özelliği gösteren. Scaphocephaly ile etkilenmiş. Uzatılmış ve kayık şeklinde kafatasına sahip olan (tıp veya medikal terimi).

İngilizce Scap Türkçe anlamı, Scap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Examine : Yoklamak. Sınav yapmak. Gözden geçirmek. İncelemede bulunmak. Eleştirmek. İmtihan etmek. Sorguya çekmek. Muayene etmek. Sorgulamak. Sınavdan geçirmek.

Glass : Cam takmak. Cam eşya. Ayna. Cam ile donatmak. Cam kavanoza koymak. Büyüteç. Cam. Camlamak. Bardak. Cam gibi yapmak.

Cuff : Şamar atmak. Tokat. Katlanmış pantolon paçası. Paça. Kolluk. Kelepçe. Kol ağzı. Yumruk. Yen. Tokat atmak.

 

Whomp : Ağır düşme sesi.

Strike : Nükleer saldırı. Ayırmak. Vurgun. İzlenim bırakmak. Çarpma. Çalma. Petrol bulma. Beklenmedik başarı. İşverenle işçiler arasında baş gösteren anlaşmazlıklar nedeniyle işçilerin toplu olarak işi bırakmaları. Basmak (madeni parayı).

See : Dikkat etmek. Papalık. Farkına varmak. Kavramak. Piskoposluk. Bakmak. Uğurlamak. Yerinde görüm. Yolcu etmek.