Scarfs türkçesi Scarfs nedir

Scarfs ingilizcede ne demek, Scarfs nerede nasıl kullanılır?

Scarfskin : Üstderi. Epiderm. Üst deri. Epidermis.

Scarf pin : Bir eşarpı yerinde tutmak için kullanılan iğne. Eşarp iğnesi.

Scarf skin : Derinin en dış katmanı. Epidermis. Üst deri.

I would like a silk scarf to match this blouse : .

Head scarf : Baş örtüsü. Börk. Başörtü. Baş bağlama. Başa takılan ve çene altında bağlanan bayan baş örtüsü.

Scarfjoint : Yarım conta.

Scarfpins : Eşarp iğnesi. Kravat iğnesi.

Scarf : Atkı. Geçme yeri. Geçme. Şal. Yuva. Başörtüsü. Ek yeri. Geçirmek. Kaşkol. Boyunbağı.

Headscarf : Baş örtüsü. Başörtüsü. Başa takılan ve çene altında bağlanan bayan baş örtüsü. Başörtü.

Scarface : Alphonse scarface capone (1899-1947). Yaralıyüz. Bir gangsterin hayatı hakkında 1983 yılında piyasaya sürülen film (başrolünde al pacino'nun oynadığı). Sevgililer günü katliamı nın tezgahlayıcısı. Alphonse capone (1899-1947) amerikalı ganster. Ünlü amerikan gangster.

İngilizce Scarfs Türkçe anlamı, Scarfs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scarfs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Headgear : Dizgin. Serpuş. Maden kuyusu başındaki makine. Şapka. Bürgü. Başlık. Başörtü. Yular.

Alveolus : Diş yuvası. Beze taneciği. Akciğerlerde gaz değişiminin yapıldığı çok ince duvara sahip hava kesesi. memedeki kübik epitel ve miyoepitelden meydana gelen salgı bezi yapısı. küçük çukur. diş yuvası. Alveolus. Hava keseciği. Akciğerde bronşçukların sonlandığı küçük kese şeklindeki boşlukların son ucu. bez yapılarındaki küçük boşluklar. 3-küçük bir kese şeklinde olan herhangi bir boşluk. Alveol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küçük boşluk, çukurluk. mikroskopik, epitel hücrelerinden oluşan memenin süt yapan küresel birimi.

Dowel : Tespit pimi. Ağaç çivi. Tahta çivi. Tahta çivi ile tutturmak. Kavela. Takoz. Dübel. Tıpa.

Joggle : Geçme ile tutturmak. Kertik. Birleştirmek. Diş. Geçme parçası. Sallamak. Hafifçe sarsılmak. Yavaşça sallamak. Diş yapmak. Hafifçe sallanmak.

Kerchief : Yemeni. Mendil. Boyun atkısı. Başörtü.

Stole : Uzun ve bol giysi. Etol. Bol giysi.

Contagions : Bulaşıcı hastalık. Yayılma. Kötü etki. Bulaşma.

Shawl : Eşarp takmak. Leçek. Atkı takmak. Omuz atkısı. Şal takmak.

Coming through : İyileşmek. Başarmak. Atlatmak. Sonuca ulaşmak. Üstesinden gelmek.

Hearth and home : Aile ocağı.

Scarfs synonyms : sword cut, feather boa, tudung, rebozo, patka, daycare center, cross, jointing, neckerchief, vaccination, mantillas, headsquare, shawled, comforters, mufflers, keloid, encroachment, headdresses, intervention, splice, commissure, communicates, foulards, scarfed, headscarf, fichus, padding machine, capelet, creeps, padding mangle, detournement, deal a blow, pockmark.