Scents türkçesi Scents nedir

  • Sezi.
  • Koklayarak bulmak.
  • Kokusunu almak.
  • Kokusunu alma.
  • Seziş.
  • Sezmek.
  • Güzel koku.
  • İz kokusu.
  • İz sürmek.
  • Koklayarak izini aramak.
  • Koku saçmak.
  • Esans.
  • Koku.
  • Koklama duyusu (hayvanın).
  • Güzel koku saçmak.

Scents ile ilgili cümleler

English: The audience were mostly adolescents.
Turkish: Seyirciler genellikle gençti.

English: Adolescents often quarrel with their parents.
Turkish: Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.

English: I can not understand the psychology of adolescents.
Turkish: Yetişkinlerin psikolojisini anlayamıyorum.

Scents ingilizcede ne demek, Scents nerede nasıl kullanılır?

Adolescents : Genç. Delikanlı. Ergenler. Yeniyetme.

Ascents : Tırmanma. Rampa. Yokuş. Yukarı doğru göç. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Bayır. Çıkış. Tırmanış. Yükseliş.

Convalescents : İyileşme. Nekahet dönemindeki hasta. Nekahet dönemindeki kişi. İyileşmekte olan kimse. İyileşen. Nekahet döneminde olan.

Crescents : İslam alemi. Yeni ay. Hilal. Ayça. Ay çöreği. Türk gücü.

Descents : Çökme. Üşüşme. Köken. Yokuş. Sukut. Miras kalma. Baskın. Nesil. Alçalma. İniş.

Scent out : İz sürmek. Kokusunu izlemek.

Photoluminescents : Işıl ışıldayan.

Scent spring in the air : Havada bahar kokusu hissetmek. Baharın geldiğini hissetmek.

 

Scent danger : Tehlike sezmek. Tehlike hissi. Tehlike kokusu. Tehlike algılamak.

Scent a handkerchief : Bir mendilin içerisine koku yerleştirmek. Mendile koku sürmek.

İngilizce Scents Türkçe anlamı, Scents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perfume : Parfüm sürmek. Güzel koku vermek. Amber. Itır. Rayiha. Parfüm. Parfümlemek.

Balms : Avutma. Kokulu merhem. Krem. Merhem. Balsam. Oğulotu. Ağrı veya sızıyı dindiren merhem. Balsan yağı. İlaç olarak kullanılan birkaç çeşit yağ.

Detects : Meydana çıkarmak. Bulmak. Algılamak. Belirlemek. Saptamak. Farketmek. Ortaya çıkarmak. Keşfetmek. Hissetmek.

Hounded : Takip etmek. Kışkırtmak. İzlemek. Peşini bırakmamak. Av köpeği. Tazı. Tahrik etmek. Hastası. Tazı ile ava gitmek.

Anticipates : Söylenmeden yapmak. Ummak. Önce davranmak. Önceden yapmak. Beklemek. Önceden görmek. Geleceği görmek. Tahmin etmek.

Scenting : Koku yaymak.

Aurae : Gizemli ortam. Hava. Buhar. Ruh. Atmosfer. Sıcak basması.

Exhalation : Soluma. Nefes verme. Nefes. Oh çekme. Buhar. Soluk alıp verme. Soluk. Gaz.

Sweet : Tatlı. Yumuşak başlı. Asitsiz (mineral). Nazik. Güzel. Ahenkli. Sevimli. Lezzetli. Rahat.

Nice smell : Hoş koku. Hoşa giden koku.

Scents synonyms : field of honor, sleuths, get wind of, discern, venue, savoured, flair, aroma, aromas, percipient, incident, glimmered, redolency, intuitions, flavor, spoored, essential oils, nose out, hound, hounding, antedated, area, sweeting, shadow, stage, savours, sleuthed, odours, spoor, fragrances, forebodings, exhalations, anticipate.

Scents zıt anlamlı kelimeler, Scents kelime anlamı

Ugly : Kötü. Aybacar. Huysuz. Pis. Bet. Nahoş. Çirkin. İğrenç. Tatsız. Sakil.

Odorless : Kokusuz. Kokmaz.

Odorous : Güzel kokulu. Hoş kokulu. Kokulu.