Scholarship türkçesi Scholarship nedir

  • Derin bilgi.
  • İlim.
  • Burslu öğrenim.
  • Burs.
  • Bilim.
  • Kimi öğrencilere orta ya da yüksek öğrenimlerini sürdürebilmeleri için, belli bir süre devlet ya da özel kuruluşlarca ödenen aylık para.
  • Öğrenim.
  • İrfan.
  • Alimlik.
  • Bilginlik.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Ciddi çalışma.

Scholarship ile ilgili cümleler

English: Eileen was a very good student. She earned a scholarship to attend Syracuse University.
Turkish: Eileen çok iyi bir öğrenciydi. O Syracuse Üniversitesinde okumak için bir burs kazandı.

English: The scholarship enabled him to study abroad.
Turkish: Burs onun yurt dışında eğitim yapmasını sağladı.

English: The scholarship gave me a chance to continue my studies.
Turkish: Burs çalışmalarıma devam etmek için bana bir fırsat verdi.

English: The scholarship made it possible for me to continue my studies.
Turkish: Burs çalışmalarıma devam etmemi mümkün kıldı.

English: He expects to succeed in winning a scholarship by studying hard.
Turkish: O sıkı çalışarak bir burs kazanmayı başarmayı umuyor.

Scholarship ingilizcede ne demek, Scholarship nerede nasıl kullanılır?

Scholarship awarding ceremony : Burs ödül töreni. Dereceye giren öğrencilere veya yüksek notlu öğrencilere finansal ödüllerin verildiği tören.

 

Scholarship holder : Bursiyer.

Scholarship student : Burslu öğrenci. Bursiyer.

Excellence scholarship : Üstün başarı gösteren öğrencilere verilen parasal burs. Üstün başarı bursu.

Scholarships : Öğrenim. Burs. Bilginlik. Burslar. Bilim.

Day scholar : Yatısız öğrenci.

Scholars : Alim. Bilginler. Burslu öğrenci. Öğrenci. Edip. Bilgin. Bilim adamı. Eğitimini almış kimse. Bilge. Okumuş kimse.

Scholar : Allame. Bilgin. Bilge. Alim. Bilim adamı. Burslu öğrenci. Tahsilli kimse. Öğrenci. Bursiyer.

Scholarly person : Alim.

Unscholarly : Okumamış. Bilgisiz.

İngilizce Scholarship Türkçe anlamı, Scholarship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scholarship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aid : Yardımcı. İnfak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Destek. Yardım etmek. Yardim etmek. İane. Yardım. Yardımcı olmak. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi.

Stipend : Maaş (papaz için). Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Aylık. Ücret. Cep harçlığı. Maaş. Vergin.

Acquirement : Edinilen şey. Başarı. Edinç. Zamanla kazanılan nitelik. Edinme. Kazanç. Elde etme. İktisap. Hüner.

Enlightenments : Aydınlanma. Bilgilendirme. Bilgi. Aydınlanmış olma durumu. Bilgilenme. Aydınlık. Aydınlatma. Aydınlanma hareketi. Zihinsel veya ruhsal farkındalık durumu.

 

Learning : Maarif. Sürekli öğrenme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. Öğrenme. Tahsil. Belli durumlar ve sorunlar karşısında tepki ve davranış oluşturma, bunları değiştirerek yenilerini edinebilme yeteneği. 2-ekinin iletilme ve yayılma süreci.

Education : Eğitme. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim. Yetiştirme. Tahsil. Eğitim ve öğretim. Terbiye. Eğitim. Eğitimbilim. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Learnings : Sürekli öğrenme. Tahsil. Öğrenme. Bilgi. Maarif.

Stipends : Cep harçlığı. Maaş (papaz için). Aylık. Maaş. Ücret. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için).

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Ünsiyet. Yetiştirim. Ülfet.

Scholarship synonyms : eruditeness, encyclopaedism, prize, award, lores, wisdom, active school, geek, academic year, achievement tests, grant, educations, scholarliness, economic aid, financial aid, academic preparation, academy of economic and commercial sciences, comprehension, lore, a priori knowledge, achievement age, bursaries, vast knowledge, geeks, academy, letters, abulia, instruction, fellowship, erudition, abstract reasoning, science, encyclopedism.

Scholarship ingilizce tanımı, definition of Scholarship

Scholarship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The character and qualities of a scholar. Attainments in science or literature. Learning. Erudition.