Scholarships türkçesi Scholarships nedir

Scholarships ile ilgili cümleler

English: Scholarships were not granted to the same students this summer as last year.
Turkish: Burslar geçen yıl olduğu gibi bu yaz aynı öğrencilere verilmiş değil.

Scholarships ingilizcede ne demek, Scholarships nerede nasıl kullanılır?

Scholarship awarding ceremony : Burs ödül töreni. Dereceye giren öğrencilere veya yüksek notlu öğrencilere finansal ödüllerin verildiği tören.

Scholarship holder : Bursiyer.

Scholarship student : Bursiyer. Burslu öğrenci.

Excellence scholarship : Üstün başarı gösteren öğrencilere verilen parasal burs. Üstün başarı bursu.

Scholarship : Alimlik. Bilim. Burs. Derin bilgi. Kimi öğrencilere orta ya da yüksek öğrenimlerini sürdürebilmeleri için, belli bir süre devlet ya da özel kuruluşlarca ödenen aylık para. Öğrenim. Burslu öğrenim. İlim. Ciddi çalışma.

Scholars : Edip. Alim. Öğrenci. Bilgin. Okumuş kimse. Eğitimini almış kimse. Bilginler. Mektepli. Bilim adamı. Bilge.

İngilizce Scholarships Türkçe anlamı, Scholarships eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scholarships ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Letters : Mektuplar. Yazın. Harfler. Edebiyat.

Encyclopedism : Ansiklopedicilik. Bütün bilgi alanlarında bilgi edinme ve edinilen bilgileri çoğaltma amacı güden öğrenme biçimi. bilgi ve olguları, aralarında ilişki kurmadan yalnızca ezberleme durumu. 3-ansiklopediciler diye bilinen fransız bilgin ve düşünürlerinin öğretilerine ve etkilerine verilen ad.

 

Instruction : Bilgi. Tarifname. Öğretim. Öğretme. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Komut. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Eğitim. Açıklama.

Learnedness : Bilgi. Okumuşluk. Bilgililik. Eğitim. Eğitim görmüşlük. Bilgisi geniş. Allamelik.

Geeks : Zamanının çoğunu internette geçiren kişi. Moron. Geek. Popüler olmayan veya tuhaf kimse (argo terim). Yetenekli ve entelektüel özelliklere sahip sıradışı veya tuhaf kişi. Bilgisayar. Zeki ama anti-sosyal. Kültürlü. Garip hareketler yapan karnaval oyuncusu.

Sciences : Teknik. Beceri. İlim. Fen. Fen bilimleri.

Grant : Hibe etmek. Bahşetmek. İtiraf etmek. Bir kişinin malını karşılıksız olarak bir başka kişiye vermesi. Nasip. Hibe. Onaylamak. Varsaymak. Yerine getirmek.

Stipend : Maaş. Ücret. Maaş (papaz için). Cep harçlığı. Vergin. Aylık. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için).

Stipends : Cep harçlığı. Yaşamsal gereksinmelerini karşılayacak para (bursiyer için). Ücret. Maaş. Aylık. Maaş (papaz için).

 

Study : Gözetmek. Çalışma. Herhangi bir iş, sanat ya da meslek için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma. Tahsil etmek. Çalışmak. Belli gözlemleme, çözümleme araç ve işlemlerine başvurarak olayları bilimsel olarak gözden geçirme. İncelemek. Öğrenimi görmek. Araştırmak. Öğrenmek.

Scholarships synonyms : encyclopaedism, eruditeness, finding out, prize, grants, bursaries, scholarship, financial aid, knowledge, educations, fellowship, bursar, economic aid, education, geek, award, learnings, aid, erudition, bursary, learning, science, scholarliness.