School for special education türkçesi School for special education nedir
- İlköğrenim çağındaki eğitimi güç ve geri zekalı çocukların yetişmesi için açılan ve kimi gündüzlü öğrencilerin de gidebildiği parasız yatılı okul.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Özel eğitim okulu.
School for special education ingilizcede ne demek, School for special education nerede nasıl kullanılır?
School : Birdem. Okula göndermek. Ders vermek. Okutmak. Eğitmek. Okul. Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Sürü halinde yüzmek (balık). Bilimyurdu. Mektep.
For : Diye. Yerine. Çünkü. -e uygun. Dolayı. Olarak. İçin. -e rağmen. -e karşı. -e göre.
Special : Özel tren. Spesiyal. Özel bir tren (normal tarifede bulunmayan). Özel baskı. Günün yemeği. Yemek (lokantaya has). Ekstra. Özel sayı. Olağandışı. Sıradan olmayan.
Education : Eğitim. Yeni kuşakların, toplum yaşayışında yerlerini almak için hazırlanırken, gerekli bilgi, beceri ve anlayışlar elde etmelerine ve kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme etkinliği. önceden saptanmış amaçlara göre insanların davranımlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizgesi. belli bir konuda, bir bilgi ya da bilim dalında yetiştirme ve geliştirme. her kuşağa, geçmişin bilgi ve deneylerini düzenli bir biçimde aktarma ya da kazandırma işi. eğitim ruhbilimi, eğitim felsefesi, eğitim tarihi, öğretim programları, özel ve genel öğretim yöntemleri, öğretim teknikleri, yönetim, denetim vb. eğitim ' ve öğretim alanlarını kapsamak üzere öğretmen, yönetici ve eğitim uzmanı yetiştirmek amacıyla ilgililer için düzenlenen bütün kurslara ve bu kurslarla ilgili bilimsel çalışmalara verilen genel ad. eğitbilim. Öğrenim. Yetiştirme. Öğretim. İlkellerde çocukların ilerde yapacakları işleri, görevleri, davranış biçimleriyle ilgili olarak onların erginlik çağına girinceye dek aileleri, akrabaları ve toplumun yaşlı üyelerince geleneklere uygun biçimde eğitilmeleri, yetiştirilmeleri. Terbiye. Eğitim ve öğretim. Tahsil. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
School for higher learning : Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yüksek öğretim kurumu. Yüksek okul.
Inspector of special education : Özel eğitim denetmeni. Özel eğitim kurumlarını ve özel eğitim alanına giren çalışmaları denetlemekle görevli denetmen.
School for home economics : Ev ekonomisi okulu. Genellikle ortaokulu bitiren kız öğrenciler arasından ev ekonomisi alanında yetişmek isteyenlere öğrenim sağlayan üç yıllık parasız yatılı okul.
School for the blind : Altı yıllık ilk ve üç yıllık ortaokul öğrenimi yanında yardımcı sanat çalışmalarına da yer vererek kör çocukları özel yöntemlerle üst öğrenime ya da yaşama yetiştiren eğitim kurumu. Görme engelliler okulu. Körler okulu.
School for the deaf : Yedi ile dokuz yaşları arasında bulunan ve çoğunlukla yoksul, dar gelirli ailelerden gelen sağır çocukları özel eğitimle yetiştiren okul. Sağırlar okulu.
İngilizce School for special education Türkçe anlamı, School for special education eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak School for special education ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl.
Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.
Academy : Yüksek okul. Medrese. Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.
Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.
Abulia : İstenç yitimi. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abuli. İstem yitimi. İrade kaybı. Abulya. Kayıtsızlık.
Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.
Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme.
Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.
Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.
Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.
School for special education synonyms : academy of economic and commercial sciences, achromatopsia, achievement tests, academic preparation, a priori knowledge, accustoming.

Bu kısımda School for special education kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede School for special education ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce School for special education anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz School for special education ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.