Scurfy türkçesi Scurfy nedir

  • Kepekli.
  • Derinin epitel tabakalarının kalınlaşması ve pul pul dökülmesi durumu.
  • Kabuklu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Konaklı (saç).
  • Kepekli (saç).
  • Kepekli (deri).
  • Kepeklenme.
  • Kepekli (baş veya saç).

Scurfy ingilizcede ne demek, Scurfy nerede nasıl kullanılır?

Scurf : Kabuk. Kepek. Kepek (saç). Ölü deri. Konak. Baş kepeği.

Scurfier : Daha kepekli. Daha kabuklu.

Scurfiest : En kepekli. En kabuklu.

Scurfiness : Konaklılık. Kabukluluk. Kepeklilik.

Scurfs : Kabuk. Ölü deri. Kepek. Baş kepeği. Kepek (saç). Konak.

Scurrility : Ağzı bozukluk. Küfür. Küfürbazlık. Ağız bozukluğu.

Scurrilous : Aşağılık. Çirkinliklerle dolu. Kötüleyici. Kaba. Küfürlü. Küfürbaz. Sövgülü. Ağzı bozuk. Kaba kelimeler barındıran.

Scurry : Koşuşturmak. Hızla kaçma. Seğirtmek. Koşturmak. Acele etme. Koşmak. Koşturma. Hızla kaçmak. Teksas eyaletinde şehir. Acele etmek.

Scurrilously : Küfür. İşlenmemiş bir şekilde. Küfürlü bir şekilde. Açık saçık bir şekilde. Kaba bir şekilde. Küfürbazca. Kabaca. Basit bir şekilde. Ağzı bozukça. Bayağı bir şekilde.

Scurrilousness : Dilin müstehcenliği. Basitlik. Davranışların uygunsuzluğu. Halka özgülük. Açık saçık konuşma. Edepsizlik.

İngilizce Scurfy Türkçe anlamı, Scurfy eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Scurfy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Corticated : İç kısmının doğasından farklı olarak özel dış kabuğa sahip olan. Kabuk ile kaplı olan.

Crustiest : Ters. Gevrek. Asabi. Huysuz. Kabuğumsu. Çapaklı. Haşin. Kıtır kıtır. Sert.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Rough : Zor. Güç. İnişli yokuşlu. Pürtüklü. Taslak. Pürüzlü. Çetin. Kabataslak. Kabaca. Kötü davranmak.

Crusted : Antika. Aşırı. Tortulu. Kabukla kaplanmış. Koyu. Eski.

Wheaten : Buğdaydan yapılmış. Buğdayla ilgili.

Scurfy synonyms : unsmooth, abdominal ovariectomy, barky, abdominal distention, caked, abdominal pain, scabrous, hard shell, barkier, whole wheat, leprose, wholewheat, scaly, a dna, crustier, huskier, abamectin, gratin, crusty, a c syndrom, wholemeal, a band, corticate, abdominal palpation, crustacean, abaxial, furfuraceous, a crochordon, abdomen, crustaceous, huskiest, lepidote, conchiferous.

Scurfy zıt anlamlı kelimeler, Scurfy kelime anlamı

Smooth : Yumuşak. Mükemmel. Kolay. Pürüzsüz. Hoş. Akıcı. Düzlemek. Tatlı. Sakin.

Scurfy ingilizce tanımı, definition of Scurfy

Scurfy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Covered with scurf. Having or producing scurf. Resembling scurf.