Seamark türkçesi Seamark nedir

  • Denizcilere bir rehber olarak hizmet eden ve karada bulunan deniz feneri veya fener.
  • Denizcilere yol gösteren karaya oturtulmuş uyarı ışığı ya da deniz feneri.

Seamark ingilizcede ne demek, Seamark nerede nasıl kullanılır?

Seaman : Bahriyeli. Denizci er. Denizci. Gemi adamı. Gemici. Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler. Tayfa.

Seaman recruit : Tayfa. Denizci er.

Seamanlike : Denizcilere özgü. Gemici gibi. Denizcilik gösteren. Denizci gibi.

Seamanly : Bir denizcinin özelliğinde olan. Denizciye özgü nitelikler. Bir denizciye uygun. Bir denizciye yakışır.

Seamanship : Denizcilik. Gemicilik.

First class seaman : Birinci sınıf denizci. Donanmada birinci sınıf rütbedeki denizci.

Seam joint : Kenetli ek. Sacların kenarlarını kıvırarak yapılan bir ekleme.

Second class seaman : İkinci sınıf denizci. Donanmada ikinci rütbede olan asker.

Seam together : Dikmek. Tutturmak. Birbirine dikmek.

Seam weld : Dikiş kaynağı.

İngilizce Seamark Türkçe anlamı, Seamark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seamark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mention : Mansiyon. Söz etme. Zikretmek. Anmak. Söz konusu etmek. Lafını etmek. İleri sürme. Söyleme. Adını anma. İma.

 

Zinger : Bir soyadı. Şok edici hareket. Şaşırtıcı şey.

Bromide : Bromür. Özellikle epileptik nöbetlerin tedavisinde kullanılan bir halojen. Brom.

Notice : Farketmek. Duyuru. Eleştirmek (kitap). Bildirme. Genelge. İhbarname. Haber. Uyarı. İhtar. Farkına varmak.

Gambit : İlk söz. Gambit (satranç). Rakibe karşı avantaj sağlamak için oyuncunun piyon veya diğer taşları feda ettiği açılış. Hile. Hesaplı hareket.

Wisecrack : Saka. Ukalaca laflar etmek. Esprili konuşma. Ukalalık. Şaka. Espri. Ukalaca laf.

Barb : Sakal. Ramus. Çengel. Diken. Kuştüyünün bir kılı. Olta kancası. Olta çengeli. Ok ucu. Uç. Çengel takmak.

Statement : Çizelge. Önerme. Söz. İfade. Söylem. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Bildirme. Rapor. Ayrıntılı çizelge. Tebliğ.

Obiter dictum : Mütalaa. Rasgele söz. Görüş. Hakimin gayri resmi beyan edilmiş fikri. Müşahede. Tali gerekçe. Önemsiz uyarı. Mahkemeye sunulan konu ile doğrudan bağlantılı olduğu kararlaştırılmış olmayan yasal kararın bir parçası. Kanaat.

Sally : Nükte. Gezme. Dışarı fırlamak. Ani hareket veya hamle. Hücuma geçmek. Saldırı. Dolaşma. Çıkış hareketi. Çemberi yarma. Dışarıya hücum.

Seamark synonyms : conversation stopper, passing comment, comment, reflexion, observe, gibe, dig, commonplace, shaft, state, slam, point out, shot, cliche, ploy, jibe, observation, banality, note, tell, reflection, crack, quip, courtesy, stopper, rib, say, reference, input, ad lib, platitude.

Seamark zıt anlamlı kelimeler, Seamark kelime anlamı

Offshore : Yabancı ülkeden. Denizlerin kıyıdan uzak bölümü. Açıklarında. Kıyıdan uzak. Ofşor. Kıyıdan uzakta. Yabancı. Karadan gelen. Dış. Açık deniz.

Seamark ingilizce tanımı, definition of Seamark

Seamark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any elevated object on land which serves as a guide to mariners. A beacon. A landmark visible from the sea, as a hill, a tree, a steeple, or the like.