Seater türkçesi Seater nedir

Seater ingilizcede ne demek, Seater nerede nasıl kullanılır?

Two seater kayak : İki kişilik kürek teknesi.

Four seater : Dört kişilik araba.

Single seater : Tek kişilik. Tek kişilik uçak.

Two seater : Oturmak için iki koltuğu olan. İki kişilik uçak. İki koltuklu.

Seaters : Kişilik (araba). Oturaklı. Yer gösterici.

Double seated : İki yataklı. Çift yuvalı.

Be unseated : Görevden alınmak. Görevine son verilmek.

Ask somebody to be seated : Oturmasını istemek. Oturmasını rica etmek.

Twoseater : İki kişilik araç.

Be nauseated : Midesi bulanmak.

İngilizce Seater Türkçe anlamı, Seater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Usher : Yer göstermek. Getirmek. Seyircilere yerlerini göstermek için görevlendirilmiş kişi. Açmak. Yol göstermek. Eşlik etmek. Tiyatrolarda seyirciye biletinin değerine, çeşidine, numarasına göre bir yer gösteren, çoğu kez program da satan görevli. Yerini göstermek.

Machine : Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Makinede işlemek. İşlerge. İnsanın, üretimde kol ya da kafa gücünün yerine kullanmak üzere yarattığı, bir güç biçiminin başka bir güç biçimine dönüştürülmesi ilkesine dayanan ve kendi kendine işleyecek biçimde düzenlenmiş olan araçlar bileşkesi. Mekanizma. Makine ile biçim vermek. Makine. Öndürmek. Makine ile işlemek. Çark.

 

Automobile : Patlamalı, içten yanmalı, elektrikli bir motor ya da gaz türbiniyle devinen taşıt. Binek taşıt. Otomobil. Binek araba. Araba. Motorlu araç. Binit.

Roadster : İki kişilik hafif araba. Binek atı. Bisiklet. Roadster. İki kişilik hafif otomobil. Uzun yol bisikleti. Üstü açık çift kişilik spor araba. Üstü açık araba.

Soundest : Derin (uyku). Geçerli. Gibi gelmek. Sağlıklı. Yerinde. Muayene etmek. Sağlam. Etki bırakmak. Güvenilir. Söylemek.

Auto : Kendi. Otomobil. Oto. Araba ile gezmek. Özdevinimli. Kendi kendine. Araba. Otomatik. Otomobille gezmek.

Timely : Vakitli. Yerinde. Zamanında yapılan. Denk. Tam vaktinde. Zamanlı. Zamanında olan. Uygun. Güncel.

Foursquare : Dört köşe. Metin. Güvenilir ve inançlı. Sıkı. Dörtköşe oyunu. Dört köşeli. Dobra dobra. Sağlam. Cesur.

Sound : Sapasağlam. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Ses. Derin (uyku). Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Sağlıklı. Güvenilir. Derine dalmak (balina). Sondalamak.

Seater synonyms : rumble seat, seaters, boxkeeper, car, husher, runabout, sedates, dignified, motorcar, sedate, seated.