Seaters türkçesi Seaters nedir

Seaters ingilizcede ne demek, Seaters nerede nasıl kullanılır?

Two seaters : Oturmak için iki koltuğu olan. İki koltuklu.

Two seater kayak : İki kişilik kürek teknesi.

Four seater : Dört kişilik araba.

Single seater : Tek kişilik uçak. Tek kişilik.

Two seater : Oturmak için iki koltuğu olan. İki kişilik uçak. İki koltuklu.

Double seated valve : Akışkanın basıncından etkilenmeden, kolay açılıp kapanacak biçimde yapılmış vana. Çift yuvalı vana. Çift oturmalı vana.

Be seated : Oturun. Çek bir sandalye. Oturunuz. Oturmak. Çek bir tabure.

Be unseated : Görevine son verilmek. Görevden alınmak.

Twoseater : İki kişilik araç.

Seater : Yer gösterici. Kişilik (araba). Oturaklı.

İngilizce Seaters Türkçe anlamı, Seaters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seaters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High command : Üst komuta. Bir askeri veya başkaca bir otoritenin üst komutası. Baş kumandanlık.

Usher : Yol göstermek. Tiyatrolarda seyirciye biletinin değerine, çeşidine, numarasına göre bir yer gösteren, çoğu kez program da satan görevli. Getirmek. Başlatmak. Götürmek. Seyircilere yerlerini göstermek için görevlendirilmiş kişi. İn içeri getirmek. Yer göstermek.

 

Sitting : Birleşim. Oturuş. Ruh çağırma seansı. Poz verme. Oturmakta olan. Bir yerde yerleşmiş bulunan. Oturum. Oturan. Kuluçka süresi. Celse.

Body : Esas. Kütle. Kuruluş. Gövde. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Karoser. Büyük kısım. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Madde. Zümre.

Soundest : Sert. Sağlıklı. Ses vermek. Gibi gelmek. İyi. Kuvvetli. Emin. Sapasağlam. Deliksiz (uyku). Bozulmamış.

Rome : Roma.

Sedate : Sakinleştirici ilaç vermek. Temkinli. Sakin. Yatıştırıcı vermek. Uslu. Ciddi. Durgun. Vakarlı. Sakinleştirmek.

Leadership : Önderlik. Lidere yakışan vasıflar. Bir toplumsal kümede üyelerce gönüllü olarak izlenen bir kişinin ünü, gücü ya da toplumsal yeri dolayısıyla öncülük etmesi, toplumsal davranış başlatabilmesi, başkalarının çabalarını yönetmesi, örgütlemesi, denetlemesi durumu ya da süreci. Öncülük. Liderlik. Önde gelenler. Başkanlık. Reislik. Liderler.

Seaters synonyms : husher, seater, dignified, foursquare, timely, sound, sedates, seated, boxkeeper, supreme headquarters.

Seaters zıt anlamlı kelimeler, Seaters kelime anlamı

Standing : Konum. Sürekli. Durum. Devam. Durma. Ayakta. Şöhret. Duruş. Dik duran. Saygınlık.