Second efficiency wage theory türkçesi Second efficiency wage theory nedir

  • Etkin ücret uygulayan firmalarda işten ayrılmaların azalacağını ve böylece firmanın yeni işçileri bulmak için harcayacağı zaman ve onları eğitmek için katlanacağı maliyetlerden kurtulacağını ileri süren ve daha çok gelişmiş ülkeler için geçerli olan kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkinci etkin ücret kuramı.

Second efficiency wage theory ingilizcede ne demek, Second efficiency wage theory nerede nasıl kullanılır?

Second : Desteklemek. Yardım etmek. Düelloda şahit. İlerletmek. İkinci çelgi. Defolu mal. Göreve getirmek (brit. ask.). Bir dakikalık sürenin altmışta biri. Destek vermek.

Efficiency : Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Verim. Etkililik. Yetenek. Bir araç ya da işlemin gereğince etkin olması ya da yeterince ürün vermesi. Liyakat. Tesir. Yaparlık. Yeterlik. Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Wage : Başlatmak. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Vergin. Sürdürmek. Açmak. Maaş. Aylık. Savaş açmak. (savaş) açmak.

 

Theory : Teori. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme. Nazariye. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Kuram. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni.

First efficiency wage theory : Özellikle az gelişmiş ülkelerde etkin ücret ödenen çalışanların daha iyi beslenerek daha sağlıklı ve dolayısıyla daha verimli olacaklarını ileri süren ve bu ülkeler için 1950’lerin sonunda kanıtlanan kuram. krş. ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı. Birinci etkin ücret kuramı.

Third efficiency wage theory : Üçüncü etkin ücret kuramı. Etkin ücret uygulayan firmalarda, işçilerin verimliliklerine uygun ücret alamamaları sonucu işten ayrılmalarına bağlı olarak ortaya çıkan ters seçim sorununun azalacağını, firmadaki çalışanların ortalama niteliğinin ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, dördüncü etkin ücret kuramı.

 

Fourth efficiency wage theory : Çok sayıda işçi çalıştıran firmalarda, işçilerin çalışma başarımlarının tam izlenememesi sonucu ortaya çıkan ahlaki çöküntü sorununun, etkin ücret ödeyen firmalarda işçilerin çalışma isteğini artırarak azaltılabileceğini ve böylece verimliliğin artacağını ileri süren kuram. krş. birinci etkin ücret kuramı, ikinci etkin ücret kuramı, üçüncü etkin ücret kuramı. Dördüncü etkin ücret kuramı.

Natural wage theory : Ücret düzeyini işçi ve ailesinin yaşamını sürdürmesine yetecek kadar gıda maddeleri değeriyle ifade eden, ücreti emeğin maliyetine bağlayan ve david ricardo tarafından geliştirilmiş kuram. Doğal ücret kuramı.

İngilizce Second efficiency wage theory Türkçe anlamı, Second efficiency wage theory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Second efficiency wage theory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Second efficiency wage theory synonyms : abnormal budget receipts, ability rent, a shift in individual demand, abnormal budget expenditures, ability to pay approach, abolition of forced labour convention.