Second serfdom türkçesi Second serfdom nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İkinci serflik.
  • Batı avrupa’da derebeyliğin dağıldığı onyedinci yüzyılda, doğu avrupa’da geniş topraklara sahip derebeylerinin özellikle tahıl üretimini artırmak için daha fazla köylüyü serf durumuna getirerek batı avrupa’ya tahıl dışsatımı yapmasıyla tanımlanan ve ondokuzuncu yüzyıl ortalarına kadar süren sistem.

Second serfdom ingilizcede ne demek, Second serfdom nerede nasıl kullanılır?

Second : İlerletmek. Saniye. Desteklemek. İkinci. Göreve getirmek (brit. ask.). Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). Destek vermek. Defolu mal. İkinci çelgi. Yardım etmek.

Serfdom : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toprak köleliği. Serflik. Derebeylikte serfin sosyo-ekonomik konumunu. Kölelik. Derebeylik dönemi toplumsal sınıf yapısı içinde toprağı işlemekle yükümlü , toprağı bırakması yasaklanmış bireylerden oluşan sınıf.

Second a motion : Bir öneriyi desteklemek.

Second adar : İkinci ay. Bir yahudi artık yılı içinde adar'ın ikinci ayı.

Second advent : İkinci geliş. İkinci diriliş. (hristiyanlık) yaşayanları ve ölüleri yargılamak için hz. isa'nın dünyaya dönüşü. Parousia.

 

Second aliyah : İkinci alliyah. 1904-1914 yılları arasında israil'e göç dalgası.

İngilizce Second serfdom Türkçe anlamı, Second serfdom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Second serfdom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Second serfdom synonyms : export led serfdom, a change in demand, a type mutual funds, abnormal budget, abnormal budget expenditures, a shift in demand, abnormal budget receipts, a group shares.