Sedimentation equilibrium türkçesi Sedimentation equilibrium nedir

  • Kimya alanında kullanılır.
  • Düşme dengesi.
  • Yerçekimi nedeniyle taneciklerin dibe doğru inme hızlarıyla, yayınım eğilimiyle yukarı doğru devinim hızlarının eşit olma durumu.

Sedimentation equilibrium ingilizcede ne demek, Sedimentation equilibrium nerede nasıl kullanılır?

Sedimentation : Alyuvar çökme hızı. Çökelme. Pıhtılaşması önlenmiş bir kanda, alyuvarların belirli bir zaman biriminde yer çekimi etkisiyle milimetre olarak çöktüğü mesafe, sedimentasyon. bir hastalığın tanısından çok gidişatı hakkında bilgi verir. Sıvı ya da gaz ortamında dağılmış olan asıltıların yerçekiminin etkisiyle, yoğunluklarına göre dipte toplanmaları, birikmeleri. Tortu oluşması, çökelme. Tortu. Çökme. Çöktürme. Posa birikmesi. Kan çökümü.

Equilibrium : Denge . Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Denge. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. ısıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum. Denge durumu. Karalılık. Muvazene. Dengeli olma. Tarafsızlık.

 

Sedimentation coefficient : Özgün koşullar altında santrifüj edilen bir partikülün sedimantasyon oranının özgünleşmiş fiziksel bir sabiti. Sedimentasyon katsayısı.

Sedimentation pipette : Sedimentasyon pipeti. Kan hücrelerinin çökme hızını belirlemede kullanılan, uzunluğu 30 cm, çapı 3 mm ve milimetrik olarak ölçülendirilmiş özel bir pipet.

Above full employment equilibrium : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılayı aştığı, diğer bir deyişle enflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi. Tam işlendirme üzerindeki denge.

Acid base equilibrium : Kanda uygun ph'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. Asit-baz dengesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda uygun ph’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Asit baz dengesi.

İngilizce Sedimentation equilibrium Türkçe anlamı, Sedimentation equilibrium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sedimentation equilibrium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcohols : İspirto. Alkol. Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İçki.

 

Alabaster : Sumermeri. Albatr. Kaymaktaşından yapılan. Kaymaktaşı. Su mermeri. Sumermeri kaymaktaşından. Akmermer. Alçı taşı. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.

Additive : Toplamsal. Katkı. Ek katkı. İlave. Eklenecek. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplanır. Katılan kimyasal madde. Katık.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Aldehydes : Aldehitler. Aldehit. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Acidimetry : Asit ölçümü. Asidimetri. Asitimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asit ölçme. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asidimetre. Asitölçüm.

Acid radical : Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Bir asidin negatif parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı.

Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.

Active metals : Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Etkin metaller.

Sedimentation equilibrium synonyms : activated coal, alcoholometry, acid salt, aliphatic saturated compounds, aliphatic compounds, alicyclic compounds.