Seeks türkçesi Seeks nedir

Seeks ile ilgili cümleler

English: Everyone seeks happiness.
Turkish: Herkes mutluluk arar/arıyor.

English: Every nation seeks to perpetuate itself.
Turkish: tüm milletler kendi sürekliliğini arar.

English: Everybody seeks happiness.
Turkish: Herkes mutluluk peşinde.

English: Ali still seeks your approval.
Turkish: Ali hala onayınızı istiyor.

English: I am just a traveller who seeks the purity of the soul.
Turkish: Ben yalnızca ruhun saflığını arayan bir gezginim.

Seeks ingilizcede ne demek, Seeks nerede nasıl kullanılır?

Seek a divorce : Boşanma davası açmak.

Seek a quarrel : Sürtünmek. Aranmak. Kavga çıkarmaya çalışmak.

Seek after : Aramak. Araştırmak. Peşinde olmak. Çıkarmaya çalışmak.

Seek and you shall find : Eğer aktif bir şekilde ararsan aradığın şeyi bulacaksın. Sor ve cevaplanacaksın. Ara ve bulacaksın.

Seek area : Arama alanı.

Seek sanctuary : Sığınak aramak. Barınak aramak. Himaye aramak.

Seek bail : Kefalet talep etmek. Teminat aramak. Hapise gitmek yerine bir kimsenin mahkemeye çıkacağının garantisi olarak finansal bir garanti ile salıverilmesini talep etmek.

Seek for : Peşinde olmak. Çıkarmaya çalışmak. Araştırmak. Aramak.

 

Seek his fortune : Şansını aramak. Kısmetini aramak. Talihini denemek.

Seek safety : Emniyet aramak. Koruma bulmaya niyetlenmek.

İngilizce Seeks Türkçe anlamı, Seeks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seeks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Analysed : Çözümlemek. Analiz edilmiş. Tahlil etmek. İncelemek. Çözümlenen. Analiz etmek.

Seek out : Yerinden çıkarmak. Arayıp bulmak.

Analysing : Analiz etmek. İnceleme. Çözümleniyor. Çözümleyiş. İncelemek. Tahlil etmek. Çözümleyici. İnceleniyor. Çözümlemek.

Leave no stone unturned : Bir görevi yerine getirmek için elinden geleni yapmak. Elinden gelen her şeyi yapmak. Hiçbir şeyi atlamamak. Didik didik aramak. Her yere bakmak. Her yolu denemek. Her yeri aramak. Çalmadık kapı bırakmamak. Çalınmadık kapı bırakmamak. Altını üstüne getirmek.

Bid : Elde etmeye çalışmak. İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Para sürme. Davet etmek. Davet. Herhangi bir iktisadi mal ve hizmeti satın almak için önerilen bedel. Briç deklarasyon yapmak. Teklif vermek. Teşebbüs.

Check up on : Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Kontrol etmek. Sorguya çekmek. Göz atmak. Sorgulamak. Soruşturmak. Gözden geçirmek. Analiz etmek.

Comb out : Taramak. Ayıklamak. Temizlemek. Ayırmak. Arayıp taramak.

Ghost : Hayalet. Eser. Ruh. Hortlak. Heyula. Gölge. İz. Cin. Tayf. Başkasının adına yazmak.

 

Ask for it : Hak etmek. Kendi kaşınmak. Çanak tutmak. Bunu sen istedin. Belasını aramak.

Pursued : İzlemek. Devam etmek. Takip etmek. Peşinde olmak. Kovalamak. Yürütmek. Peşine düşmek. Sürdürmek.

Seeks synonyms : quest for, quest after, shop, search, surf, ascertain, be occupied in doing, cast about, seek a quarrel, feel, attacked, pursues, analyze, angle, browse, look for, fish for, adjure, fumble, beat about, pick a quarrel, courts, chase after, be in need of, seek, pursuing, agonises, bend over backwards, asks, want, ask, ask for, delves.

Seeks zıt anlamlı kelimeler, Seeks kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Frenlemek. Kendini tutmak. Kaçınmak. Nakarat. Çekinmek. Alıkoymak. Geri durmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.