Seep türkçesi Seep nedir
- Kaçak (su).
- Süzülmek.
- Sızıntı durumda çıkmak.
- Sızdırmak.
- Sızıntı yapmak.
- Küçük gözeneklerden sızmak.
- Sızmak.
- Kaçmak.
Seep ile ilgili cümleler
English: The cold seeped into her bones.
Turkish: Soğuk onun kemiklerine sızdı.
Seep ingilizcede ne demek, Seep nerede nasıl kullanılır?
Seep away : Gitgide azalmak. Giderek kaybolmak. (sıvı) sızıntı yapmak. Sızarak akmak.
Seep in : Anlaşılmak.
Seep into : İçine sızmak.
Seep out : Sızmak.
Seepage : Sızma. Sızan sıvı. Sızan miktar. Yüzey suyunun topraktan geçerek aşağılara yönelmesi hareketi. Sızıntı.
See a joke : Bir şakayı idrak etmek. Bir espriyi anlamak. Bir şakayı görmek.
Seeps : Sızmak. Süzülmek.
See a thing through : Tuttuğunu koparmak. Bir işi başarmak. Bir girişimi başarmak.
See a patient : Hasta bakmak.
Seeped : Sızmak. Süzülmek. Süzülmüş. Sızmış.
İngilizce Seep Türkçe anlamı, Seep eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seep ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chiseling : Yontmak. Yontma. Dolandırmak. Pürüzlendirme. Oymak. Taraklama. Kesme işlemi. Kazıklamak.
Drains : Kurutmak. Boşaltmak. Pansuman yapmak. Kanalizasyon şebekesi. Akıtmak. Suyunu çekmek. Yarayı temizlemek. Akmak. Süzmek.
Bolts : Çekilmek (partiden). Tüymek. Tıkınmak. Fırlamak. Cıvata dişleri. Elemek. Tülbentten geçirmek. Süzmek. Sürgülemek.
Chisel : Yont. Dolandırmak. Keski. Kalemle oymak. Yontmak. Heykeltıraş kalemi. Kalem. Oymak.
Emanating : Sızan. Yayılan. Doğan. Çıkan. Fışkıran. Yayılmak. Doğmak. Akan. Çıkmak.
Drag out : Ağzından laf almak. Zorla söyletmek. Gereksiz yere uzamak. Uzun tutmak. Uzatmak. Bir olayı uzatmak. Sürüncemede bırakmak.
Escape : Kaçak yapmak. Hatırından çıkmak. Sıvışmak. Aklından çıkmak. Firar etmek. Paçayı sıyırmak (argo terim). Aklına gelmemek.
Drain : Pansuman yapmak. Akmak. Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Akıtmak. Dikmek. Boşaltmak. Akaçlamak. Kurutmak.
Effuses : Dökmek. Açılmak. Akmak. Taşmak. Yaymak. Taşırmak. Yayılmak. Dışarı akıtmak.
Flow : Cereyan. Yükselmek (deniz). Akış. Debi. Basmak. Dökülmek. Akıntı yapmak. Akım. Met halinde olmak.
Seep synonyms : absconding, ooze, blew, chiselling, escapes, floated, leak, exuded, leaked, creep away, dribble down, beat a retreat, exudes, drips, filter, filters, border on, distill, all pervading, distils, absconds, bleed off, exude, be filtered, creep, avoid, blow through, float, feed, effused, emanated, dripped, crept.
Seep ingilizce tanımı, definition of Seep
Seep kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To run or soak through fine pores and interstices. To ooze.

Bu kısımda Seep kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seep ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seep anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seep ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.