Self supporting türkçesi Self supporting nedir

  • Kendini taşıyan.
  • Ekonomik özgürlüğüne kavuşmuş.
  • Kendi kendini geçindiren.
  • Kendi ağırlığını taşıyan.
  • Tek başına geçinebilen.
  • Kendi kendine yeten.
  • Bağımsız.
  • Kendini geçindiren.
  • Kendi masraflarını karşılayabilen.

Self supporting ingilizcede ne demek, Self supporting nerede nasıl kullanılır?

Self : Kişi. Bizzat. Düz renkli (çiçek). Şahsi çıkar. Aynı. Özbenlik. Öz. Kendisi. Ben kavramı. Kendi.

Supporting : Yardımcı. Destekleyici. Destek olan. Kuvvet verici. Destek. Kanıtlayıcı. Destekleme. Destekleyen.

Self sufficiency : Kimseye muhtaç olmama. Kendine yetme. Kendine güven.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Alçalma. Küçülme. Kendini alçaltma. Bayağılaşma. Kendini rezil etme.

Self abnegation : Özveri. Fedakarlık.

İngilizce Self supporting Türkçe anlamı, Self supporting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self supporting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Self contained : Müstakil. Kendine yeten. Suskun. Düşüncelerini kendine saklayan. Az konuşan. Kendine hakim olan. Duygularını gizleyen.

Freest : Samimi. Özgür. Hür. Aletsiz. Açık. Kısıtlanmamış. Rahatlatmak. Doğal. Serbest bırakmak.

Self reliant : Özgüvenli. Kendine güvenen. Özsaygılı.

 

Distanced : Ayrı. Mesafeli.

Sovereign : Taht sahibi devlet başkanı. Birebir (ilaç). Kral. Etkili (ilaç). Mutlak. Hükümdar. Hünkar. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. İktidardaki. İktidardaki parti.

Free : Serbest bırakmak. Muaf. Rahatlatmak. Beleş. Erkin. Bedava. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbestçe. Ücretsiz. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan.

Free lance : Kendi hesabına çalışan. Serbest çalışan. Devamlı kadroya dahil olmayan. Serbest sanatçı. Bir şirket tarafından devamlı olarak görevlendirilmeyen katkıda bulunan kimse. Kendi hesabına iş gören. Kiralık asker (ortaçağ'da).

Freer : Doğal. Parasız. Açık. Bedava. Kısıtlanmamış. Aletsiz. Serbest. Muaf. Masrafsız. Daha serbest.

Independent : Başına buyruk. Ayrı. Maddi yönden bağımsız. Müstakil. Özgür. Kendi geliri ile geçinebilen. Kendi geçimini sağlayan. Bağımsız (ekonomik açıdan). Hür.

Detached : Müstakil (ev). Sökülmüş. Tarafsız. İlişkisi koparılmış. Kendi ayakları üzerinde duran. Mesafeli. Objektif. Ayrık. Müstakil.

Self supporting synonyms : self sufficient, crossbench, free standing, freestanding, distinct, complacent, fancy free.