Sells türkçesi Sells nedir
- Aldatmak.
- Ele vermek.
- Kazıklamak.
- Sattırmak.
- Satmak.
- Satılmak.
- Beğenilmek.
Sells ile ilgili cümleler
English: A merchant is a person who buys and sells goods.
Turkish: Bir tüccar malları alan ve satan bir kişidir.
English: Ali sells fertilizer.
Turkish: Ali gübre satar.
English: Ali sells apples for $5 and pears for $3.50. If 370 fruits were sold for a total of $1415, how many apples were sold?
Turkish: Ali 5 dolara elma ve 3.50 dolara armut satmaktadır. Toplam 1415 dolara 370 meyve satılmışsa kaç tane elma satıldı?
English: Ali sells fruit.
Turkish: Ali meyve satar.
English: Ali sells cars.
Turkish: Ali araba satıyor.
Sells ingilizcede ne demek, Sells nerede nasıl kullanılır?
Sells her body : Para için seks yapan. Bedenini satan. Fahişe olarak çalışan.
Outsells : Daha fazla satmak. Fazla satma. Daha çok satmak. Daha çok kar etmek.
Oversells : Fazla satış yapmak. Göklere çıkarmak.
Resells : Yeniden satmak. Satmak. Aldığını satmak. Tekrar satmak. Bir daha satmak.
Undersells : Yok pahasına satmak. Düşük fiyatla satmak. Başkalarından daha ucuza satmak. Fiyat kırmak. Çok düşük fiyatla satmak. Ucuza satmak. Fiyatı kırarak satmak. Fiyat kırarak satmak.
Sell at a premium : Kar getirmek. Yüksek kar ile satmak. Prim yapmak.
Sell at a sacrifice : Zararına satmak. Zararla satmak.
Sell a drug over the counter : İlacı reçetesiz satmak.
Sell at auction : Açık artırma ile satmak.
Sell a bargain : Birinin bacağını çekmek. Aldatmak. Bir anlaşmayı satmak. Dolandırmak.
İngilizce Sells Türkçe anlamı, Sells eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clip : İliştirmek. Mandallamak. Göz kapaklarını açıp kapamak. Tutturmak. Hile yapmak. Kırpmak. Kavramak. Klipslemek. Bilgisayar, madencilik, tiyatro alanlarında kullanılır. Kısaltmak.
Give : Hediye etmek. Esneklik. Tanımak. Düzenlemek. Dogruluğunu kabullenmek. Bel vermek. İtiraf etmek. Bulaştırmak. Doğruluğunu kabullenmek. Vermek.
Retail : Perakende satış yapmak. Ayrıntılı anlatmak. Perakende satış yapma. Perakende satış. Perakende satmak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende satılmak. Yaymak (söylenti). Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış.
Palm off : Yamamak. Yutturmak. Hileyle kabul ettirmek. Kazık atmak. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak. Üçkağıtla benimsetmek. Kakalamak. Değersiz bir şeyi kandırarak birine kakalamak.
Underprice : Az değer biçmek. Değerinden düşük fiyat.
Delate : Yaymak. İhbar etmek. Haber vermek. Şikayet etmek. İtham etmek. Suçlamak. Gammazlamak.
Fob off : Kakalamak. Hile yapmak. Üçkağıtla benimsetmek. Kötü bir ürünü iyi gibi göstererek müşteriyi yutturmak. Yutturmak. Kazık atmak. Kazı atmak. Duymazdan gelmek. Değersiz bir şeyi kandırarak birine kakalamak.
Bamboozles : Kandırmak. İşletmek. Şaşırtmak. Kafeslemek. Yamuk yapmak. Üçkağıda getirmek.
Change : Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişim. Haline gelmek. Takas etmek. Ufak para. Aktarmak. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değiştirmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Dönüşmek.
Sell off : Elden çıkarmak. Elinden çıkarmak. Stokunu likide etmek. Tümünü satmak. Elden çıkartmak. Tasfiye etmek. Satıp savmak. Hepsini satıp bitirmek.
Sells synonyms : negociate, auctioneer, move, clipped, push off, sacrifice, denounced, auction, befooled, undersell, denouncing, betrays, betray, chiseling, deaccession, undercut, bilk, beguiles, be approved, win recognition, denounce, flogs, scalp, offloaded, beguile, wholesale, betraying, befool, cheats, markets, prostitute, resold, auction off.
Sells zıt anlamlı kelimeler, Sells kelime anlamı
Wholesale : Büyük çapta olan. Toplu. Toptancı (tüccar). Toptan. Toptan alım satım. Büyük çapta. Toptan satış. Toptancılık. Toptan olarak. Toptan satmak.
Buy : İnanmak. Yutmak. Kabul etmek. Satın almak.
Take : Tutulan balık miktarı. Ele almak. (sınava) girmek. (fotoğraf) çekmek. Tutuş. Yakalamak. Alınan taş. Alıntı. Kabul edilmek. Etkili olmak.
Sells antonyms : retail, dissuade.

Bu kısımda Sells kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sells ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sells anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sells ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.