Semiramis nedir, Semiramis ne demek

Semiramis; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Semiramis isminin anlamı, Semiramis ne demek:

Mitolojide güvercinlerin hayatını kurtardığı kız çocuğunun adı. Doğu mitolojisinde adı geçen, dünyanın yedi harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi. Semiramis ismi; İbranice kökenli olup bir Kız ismidir.

Semiramis anlamı, kısaca tanımı

Semi : Yarım, yarı. Latince yarım anlamına gelen ön ek

Semir : 1.Sıradağ. 2.Yamaç. Şişman: Bizim inek semir. Arkadaş. Nitelikli. Yamaç, dağ silsilesi.

Güvercinler : Güvercin, kumru vb. kuşları içine alan takım.

Asma bahçe : Ayak ve kemerler üzerine kurulan teraslardan yapılmış bahçe.

Mitoloji : Mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim. Bir ulusa, bir dine, özellikle Yunan, Latin uygarlığına ait mitlerin, efsanelerin bütünü.

Güvercin : Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba).

Kraliçe : Kral karısı veya krallığı yöneten kadın, ece. İngiliz sterlini. Kendi cinsleri arasında herhangi bir bakımdan üstünlüğü olan kadın.

Hayatı : İpek iplik.

Harika : Yaradılışın ve imkânların üstünde nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran. "Güzel" anlamında kullanılan bir söz. Çok büyük bir hayranlık uyandıran, eksiksiz, kusursuz, tam, mükemmel.

 

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Güver : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

Harik : Kendirden yapılan bir çeşit ayakkabı. Eski ayakkabı. Kalın dudaklı kişi. Ocak bacası. Nezle, bronşit. Eskimiş ayakkabı.

Hayat : Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

Kurdu : Edirne ili, Uzunköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.

Çocu : Çocuğu.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Kurd : Kurt.

Diğer dillerde Semiplasenta anlamı nedir?

İngilizce'de Semiplasenta ne demek ? : semiplacenta