Senior citizen türkçesi Senior citizen nedir

  • Yaşlı.
  • Kıdemli yurttaş.
  • Kıdemli vatandaş.
  • İhtiyar ya da emekli kimse.
  • Yaşlı kimse.

Senior citizen ile ilgili cümleler

English: She gave her seat to a senior citizen.
Turkish: Yaşlı birine yerini verdi.

English: Of course, many senior citizens are happy with retirement.
Turkish: Tabii, birçok emektar vatandaş emeklilikten memnundur.

English: Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Turkish: Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.

English: You must respect senior citizens.
Turkish: Yaşlı vatandaşlara saygı göstermelisin.

English: Tickets are $5 for adults, and $2 for senior citizens and children.
Turkish: Biletler yetişkinler için 5 dolar ve yaşlılarla çocuklar için 2 dolardır.

Senior citizen ingilizcede ne demek, Senior citizen nerede nasıl kullanılır?

Senior : Yaşlı. Son sınıfa ilişkin. Son sınıf öğrencisi. Son sınıfla ilgili. Üst düzey. Kıdemli. Yaşça büyük olan kimse. Yaşça daha büyük. Yaşça büyük kimse. Üst.

Citizen : İkamet eden kimse. Vatandaş. Uyruklu. Sivil kimse. Uyruk. Hemşehri. Bir devlet ya da ulusa mensup kişi. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Sakin.

Senior citizen center : Yaşlı insanlar için çeşitli aktiviteler sunulan yer. Yaşlılar merkezi.

 

Senior citizen discount : Yaşlılar için indirim.

Senior citizens : Yaşlılar. İhtiyarlar. Kıdemli yurttaşlar veya vatandaşlar.

Senior citizens residence : Huzurevi. Yaşlılar için ev. Yaşlanmışların ikamet ettiği ev.

İngilizce Senior citizen Türkçe anlamı, Senior citizen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Senior citizen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oldies : Bayat espri. Eski şey. Soğuk espri. İhtiyar. Aile.

Old man : Yaşlı adam. İhtiyar adam. Kaptan. Bulvar oyunlarında yaşlı adam ya da baba rolü. İhtiyar. Babalık. Patron. Eş. Deniz pelin.

Gerry : Bunak. İhtiyar kişi. (avustralya argosu) yaşlı insan. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Anile : Zayıf. Bunamış. Bunak. Anil.

Antiquated : Köhne. Yaşı ilerlemiş. Modası geçmiş. Eskimiş. Antika olmuş. Köhneleştirilmiş. Çağdışı. Eski. Demode.

Oldster : Yaşlı adam. İhtiyar. Kelli felli.

Advanced in years : Yaşı biraz geçkince. Çok bilgili. Yaşını başını almış. Yaşayıp görmüş. Yaşlıca. Görmüş geçirmiş. Yaşlı veya yaşlanmış.

In years : Yıllardır. Senelerdir. Yaşlanmış. Yıllarca.

Elder : Ata. Yaşça büyük kimse. İtibarlı kişi. Mürver. Kıdemli kimse. Kıdemli. Mürver ağacı. (yaşça) büyük.

Old timer : Kıdemli kimse. Demirbaş. Eski. Eski eleman. Kıdemli. Yaşlı adam.

Senior citizen synonyms : doddered, elderly, old woman, oap, aged, old, geriatric.