Sentencing türkçesi Sentencing nedir

  • Ceza.
  • Hüküm.
  • Ceza vermek.
  • Mahkum etmek.
  • Cümleleştirmek.
  • Hüküm vermek.
  • Hüküm giydirmek.

Sentencing ingilizcede ne demek, Sentencing nerede nasıl kullanılır?

Sentence : Karar. Tüzel karar. Tümce. Mahkumiyet. Hüküm vermek. Cezaya çarptırmak. Hüküm giydirmek. İlam. Bilgisayar, hukuk, gramer alanlarında kullanılır. Hükme bağlamak.

Sentence beginning : Tümce girişi. Tümce bütünleme yordamında, gerisi yanıtlayıcı tarafından doldurulacak bir ya da bir kaç sözcükten oluşmuş giriş.

Sentence case : Tümcenin normal harfleri. Tümce kullanımı. Normal tümce düzeni.

Sentence completion : Cümle tamamlama (testi). Cümle tamamlama. Öğrenciden kısa cümleleri tamamlaması istenilen ve kimi durumlarda sözlü olarak da uygulanabilen bir yansıtıcı teknik ya da test türü. Bireylere eksik bir tümce ya da tümceler dizisi sunan ve ilk tepkilerine göre bu tümceleri bütünlemelerini isteyerek tutumlarını ölçen yordam, bk. çıkarımcı yordam. Tümce bütünleme.

Sentence method : Okuma öğretiminde öğrencilere gerekli becerilerin, sözcük tanımaya ve çözümlemeye geçmeden, cümle bütünlüğü içinde kazandırılması amacını güden yöntem. Tümce yöntemi. Cümle yöntemi.

Sentence to death : Ölüme mahkum etme. İdama mahkã»m etmek. Ölüm cezası verme. İdam kararı vermek.

 

Sentenced : Mahkum. Hüküm giymiş. Mahkum olmuş. Hükümlü.

Sentence pattern : Cümle kalıbı. Tümce kalıbı.

Sentence stres : Konuşma sırasında, cümlenin anlamına bağlı olarak, kelimeler arasında yer değiştirebilen ve kelimelerin, kelime gruplarının kendi vurgularından daha güçlü olan vurgu. normal durumlarda cümle vurgusu yüklem üzerindedir. cümle vurgusunu daha belirgin duruma getirebilmek için cümle düzeninde de değişiklik yapılabilir: ahmet bu gün beklediğiniz paketi getire’cek. ahmet bu gün beklediği’niz paketi getirecek. ahmet beklediğiniz paketi ‘bu gün getirecek. yarınki toplantıda hazırlığını yaptığınız konuyu görüşe’ceğiz. yarınki toplantıda hazırlığını yaptığınız konu’yu görüşeceğiz. hazırlığını yaptığınız konuyu ‘yarınki toplatıda görüşeceğiz vb. bk. vurgu. Cümle vurgusu.

Sentence to : -a hüküm vermek. -a mahkum etmek.

İngilizce Sentencing Türkçe anlamı, Sentencing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentencing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fines : İnce kısım. Para cezaları. İnce daneler. Para cezası.

Penalise : Cezai müeyyide altına almak. Cezai yaptırım altına almak veya cezalandırmak. Cezalandırmak. Tecziye etmek.

Conclusion : Kanı. Sonuç bölümü. Son. Bitim. Sonuç. Varılan sonuç. Yargı. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Karar.

Fine : İyi. Para cezası. Trafik cezası kesmek. Ağır para cezası. İnce. Cezalandırmak. Para cezasına çarptırmak.

Punish : Hakkından gelmek. Yalayıp yutmak. Cezalandırmak. Ceza uygulamak. Kötü biçimde dövmek. Hesabını görmek. Cezaya çarptırmak. Cezaların saptanması. Dövmek.

 

Forfeit : Ceza olarak vermek. Bir hakkınından mahrum kalmak. Yoksun kalmak. Bedel. İhmalden dolayı kaybedilen şey. Kayıp. Zarar. Kaybetmek. Ceza olarak kaybetme.

Abandum : Para cezası. Bırakılmış olan. Cerime.

Forfeiture : Düşürme. Bir hakkın yitirilmesi. Bir tecim belgitinin ilgilisine belirli süresi içinde bir uyarı yapılmaması nedeniyle belgiti düzenleyen ve alacağı üçüncü kişiye aktaran kişilere başvurma yeteneğinin yitirilmesi. yasa, sözleşme ya da yargıcı tarafından. Hakkın düşmesi. Hakkı kaybetme. Düşmesi. Kaybedilen şey. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Hakkın kaybedilmesi. Belgeyi, yasalarda yazılı nedenlerle yürürlükten kaldırma.

Adjudges : Ödül vermek. Karar vermek. Ödül vb vermek. Hükmetmek. Hükmüne varmak. Hükme bağlamak. Vermek (ödül vb.).

Condemning : Kınamak. Ayıplamak. İstimlak etmek. Kınama. Suçlamak. Kamulaştırmak. Ayıplayan. El koymak. Çarptırmak.

Sentencing synonyms : forfeitures, discipline, amende, adjudication, adjudging, mercy, adjudicating, apodosis, dooms, condemn, punished, adjudicatio, penalizes, corrections, arbitraments, inflict punishment on, attaintment, convicts, chastening, advice, decide, sentence, amerce, attainture, penalized, mercifulness, sentences, dooming, adjudications, decree, bring in, adjudicates, avengement.