Separable türkçesi Separable nedir

Separable ile ilgili cümleler

English: A surgeon lives with Death, his inseparable companion - I walk hand in hand with him.
Turkish: Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.

English: He and I have been inseparable friends since our student days.
Turkish: Öğrencilik günlerimizden beri o ve ben ayrılmaz arkadaşlarız.

English: He and I were inseparable friends during our time together in school.
Turkish: O ve ben okulda birlikteki zamanımız boyunca ayrılmaz arkadaşlardık.

English: Good health is inseparable from exercise and moderation.
Turkish: İyi sağlık egzersiz ve ılımlılıktan ayrılamaz.

English: Ali and Mary are inseparable.
Turkish: Ali ve Mary ayrılamaz.

Separable ingilizcede ne demek, Separable nerede nasıl kullanılır?

Separable filter : Ayrıştırılabilir süzgeç. Ayrışır süzgeç. Ayrılabilir filtre.

Separable polynomial : Ayrılabilir çokterimli. Ayrılabilir polinom.

Separable space : Ayrılabilir uzay. Ayrı parçalara bölünebilir alan (matematik). Ayrılabilir alan.

Separable variables : Ayrılabilir değişken. Ayrılabilir bilinmeyen (matematik).

Linearly separable : Doğrusal ayılabilir. Doğrusal ayrılabilir.

 

Inseparableness : Bağlılık. Ayrılmazlık. Ayrıştırılması imkansızlık. Bölünmezlik.

Inseparably : Ayrılmaz bir şekilde. Bölünmez bir şekilde. Ayrıştırılması imkansız bir şekilde. Çok samimi bir biçimde.

Separability : Ayrılabilirlik. Birbirinden ayrılabilme.

Inseparable : Yapışık. Ayrılmaz. Bağlı.

Additive separability : Toplamsal ayrılabilirlik.

İngilizce Separable Türkçe anlamı, Separable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detachable : Sökülebilir. Kaldırılabilir. Takılıp çıkarılabilir. Çıkarılabilir. Yerinden sökülebilir. Sökülür.

Dividable : Parçalara ayrılabilir. Parçalanabilir.

Dividual : Ayrılabilen. Ayrı. Bölünmüş. Ayrılmış.

Splittable : Yarılabilir. Tablo böl. Parçalara bölünebilir.

Fissile : Yarılabilme. Parçalanabilir. Çatlayabilir. Yarılabilir. Bölünür.

Unalike : Farklı. Ayrı. Benzemeyen.

Severable : Ayrılabilen. Kesip koparılabilir. Parçalanabilir. Kesilebilir. Bölünebilen.

Recognizable : Tanınmış. Farkedilebilen. Tanınabilir. Tanınır. Tanınabilen. Farkedilebilir.

Observable : Gözlenebilen. İzlenebilir. Fark edilir. Gözle görülür. Uyulması gereken. Gözlenebilir. Görünür. Ölçülür.

Cleavable : Parçalanabilir. Çatlayabilir. İkiye ayrılabilir.

Separable synonyms : discernable, fissionable, decomposable, contrastable, partible, removable, definable, divisible, dissociable, distinguishable, extricable, assignable, fissility, divorceable, sectional, sharable, scissile, sequestrable, resolvable, severability.

Separable zıt anlamlı kelimeler, Separable kelime anlamı

 

Indivisible : Parçalanamaz. Bölünmez. Bölünemez. Kesirsiz. Bölünmeyen. Bölünemeyen. İndivizibl. Bölünemez sayı. Taksimi gayrı kabil.

Separable ingilizce tanımı, definition of Separable

Separable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Qualities not separable from the substance in which they exist. As, the separable parts of plants. Capable of being separated, disjoined, disunited, or divided.