Sequencing türkçesi Sequencing nedir

  • Dizileme.
  • Ardıştırma.
  • Ardışık.
  • Dizilim.
  • Sıraya koyma eylemi.
  • Sıralılığın korunması.
  • Sıralama.
  • (genetik) polimer zincirindeki monomerlerin sırasını belirleme (özellikle dna içerisindeki nükleotidlerin).
  • Dereceleme.
  • Art arda gelecek şekilde düzenleme.

Sequencing ingilizcede ne demek, Sequencing nerede nasıl kullanılır?

Sequencings : Sıralılığın korunması. Dereceleme. Ardışık. Sıraya koyma eylemi. (genetik) polimer zincirindeki monomerlerin sırasını belirleme (özellikle dna içerisindeki nükleotidlerin). Sıralama. Dizileme. Dizilim. Ardıştırma. Art arda gelecek şekilde düzenleme.

Sequencies : Ardışıklık.

Sequence : Birbiri ardından gelme. Zincir. Bölüm. Seri. Bir soru ya da görüşme çizinliğine içbütünlük kazandırmak üzere soruların izlediği uygun mantıksal ve özsel sıra. Ardıllık. Mantıklılık. Sıralama. Öğeleri, doğal sayılara göre düzenlemek. doğal sayılara dayalı olarak değişik düzenleme yordamları tanımlanabilir; böylece sıralama kavramı, örn. abecesel ya da zamandizinsel ölçütlere göre düzenlemelere de uzatılabilir, bk. ayıklamak. Ayrım.

Sequence check : Sıra denetimi. Dizi denetimi. Sıralansın denetimi.

Sequence counter : Sıra sayacı.

Sequence identifier : Sıra numarası tanıtıcısı.

Sequence of events : Olayların dizisi. Olayların sırası. Olaylar silsilesi. Olayların meydana geldiği sıra.

 

Sequence of actions : İşlem sırası. İşlem dizisi.

Sequence field : Sıra numarası alanı.

Sequence name : Sıra adı. Sıralama adı.

İngilizce Sequencing Türkçe anlamı, Sequencing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sequencing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collocations : Eşdizimlilik. Düzenleme. Yan yana tanzim. Tanzim. Aynı yerde tertip. Birliktelik. Yan yana olma. Birlikte kullanım.

Polymer : Ardışık malzeme. Polimer. Çoğuz. Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik. Çok sayıda monomer birimin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle oluşan molekül, multimer. Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller. Polimerizasyon sonucu oluşmuş molekül ağırlığı yüksek doğal veya sentetik madde, daha basit moleküllerin birbirine bağlanmasıyla oluşturulmuş yüksek molekül ağırlığına sahip kompleks bileşik. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Classification : Klasman. Birbirine benzeyen nesne, gözlem ve olayları belli bir amaca göre bölümlere ayırma. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aralarında dizgesel bağıntılar olan öğe, özdek, aygıt vb. nesneleri amaca göre kümelere ayırma ya da uygun kümelerde birleştirme. Kitaplık dermesinde yer alan her türlü gerecin konusunun belirli bir kural gereğince saptanması. Belli bir sistem üzerine kurulu, yönteme dayalı. organizmaların çeşit ve farklılıklarıyla akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi, biyosistematik, sistematik, klasifikasyon. Bir dizinin birimlerini ya da türlerini düzenli bir biçimde, belli ölçüler ve terimlerle betimleyerek ayırma işlemi. Organizmaların çeşit ve farklılıkları ile akrabalıkları arasındaki prensip ve kurallara göre incelenmesi. biyosistematik, sistematik, klasifikasyon. Vasıflandırma. Gözlem birimlerini ya da öğe ve nesneleri belli ölçütlere ya da ayırıcı özelliklere göre bölütlere ayırma.

 

Sequent : İzleşen. Birbirini izleyen. Sonra gelen. İzleyen. Sonuç. Sonucu olan. Ardıl. Netice. Sıralı.

Arrangement : Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Tanzim. Uzlaşma. Düzen. Aranjman (çiçek için). Anlaşma. Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Sözleşme. Aranjman. Diziliş.

Collocation : Aynı yerde tertip. Yan yana olma. Sıraya koyma. Birliktelik. Tertip. Eşdizimlilik. Düzenleme. Yan yana tanzim. Tanzim.

Gradations : Derece. Merhale. Aşama. Geçiş. Geçişme. Derece derece çıkma. Derecelenme. Ton. Sınıflandırma.

Clemency : Müsamaha. Şefkat. Hoşgörü. Ilımanlık. Uysallık. Ilımlılık. Merhamet. Havanın güneşli ve ılık olması. Yumuşaklık.

Gradation : Olay dizisindeki duygu akımının yavaş yavaş yükselmesi, artması. Kerteleme. Derece derece değişme. Geçişme. Sınıflandırma. Bir oyunun duygu, akımında yükselme, artma. Boylanma. Derece derece çıkma. Geçiş.

Shot assembly : Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sequencing synonyms : alignment, juxtaposing, course, marshaling, mercy, mercifulness, sequencings, first assembly, sequenced, assembly, sequents, conjoins, rough assembly, conjoin, consecutive, daily assembly, alinement, commutation, close medium shot, grading, alignments, coordinating, tandems, sequential, tandem, successive.