Serovar nedir, Serovar ne demek

Serovar; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Serotip.

Teknik terim anlamı:

Serotip.

Serovar hakkında bilgiler

Bakteri ve virüslerin alt tür seviyesindeki birbirinden farklı çeşitlemelerine serovar veya serotip adı verilir. Bu, özellikle epidemiyoloji için önemlidir. Serotipler ilk defa Rebecca Lancefield tarafından 1933'te yayımlanmış bir makalede adlandırılmışlardır. Serotiplerın belirlenmesinde virülans faktörleri, gram-negatif bakterilerde lipopolisakkaritler, ekzotoksin varlığı (Ör.: Bordatella pertusis 'in salgıladığı pertussis toksini), plazmitler, fajlar ve aynı türün iki üyesini birbirinden ayırt etmeye yarayan başka özellikler kullanılabilir., Örneğin salmonellanın 4400'den fazla serotipi vardır: Bunların birkaçı Salmonella enterica Serovar Typhimurium, S. enterica Serovar Typhi ve S. enterica Serovar Dublin olarak adlandırılır.

Serovar tanımı, anlamı

Lipopolisakkarit : Lipitlerin polisakkaritlerle birleşmesinden oluşan herhangi bir molekül

Epidemiyoloji : Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi. Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı, salgın hastalıklar bilimi. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

 

Salmonella : Türleri besin zehirlenmesine ve tifoya (S. typhi) sebep olan, genetik çalışmalarda kullanılan bir bakteri cinsi. Hareketli, karbon kaynağı olarak sitratı kullanan, glikozu fermente edebilen, sukroz ve laktozu fermente etmeyen, Enterobacteriaceae ailesinden Gram negatif, fakültatif anaerop bir bakteri cinsi. Çoğu sıcakkanlı hayvanların sindirim kanalında bulunan ve gıda yoluyla alındığında insanlarda tifo, paratifo, gastroenterit ve benzerleri enfeksiyonlara neden olan, Enterobacteriaceae ailesinden, Gram negatif, isteğe bağlı anaerob, hareketli, hidrojen sülfür üreten bakteri cinsi.

Ekzotoksin : Bakteriler tarafından çıkarılan zehir. Bazı mikroorganizmalar tarafından salgılanarak dışarı verilen, vücut dokuları üzerinde toksik etkiye sahip madde. Canlı bakterilerce salgılanarak dış ortama verilen zehir. Gram pozitif ve negatif bakteriler tarafından salgılanır, genellikle protein yapısında olur, yerel veya sistemik etkili gösterirler, dış zehir.

Belirlenme : Belirlenmek işi.

Ayırt etme : Ayırt etmek işi.

Çeşitleme : Çeşitlemek işi. Farklı olma durumu, farklılık. Belli bir temayı değişik armoni, melodi ve ritimle süsleyerek yeniden çalma, varyasyon.

Çeşitlem : [Bakınız: yerel Öklit uzayı].

Virüsler : Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal DNA ya da RNA'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. Nükleik asidi DNA ya da RNA oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli DNA virüsleri, çift iplikli DNA virüsleri, tek iplikli RNA virüsleri, tek iplikli ve kılıflı RNA virüsleri gibi.

 

Virülans : Bir organizmanın hastalık yapma yeteneği.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Plazmit : Bakterilerde bulunan, bir bakteriden diğerine konjugasyon ve transdüksiyonla aktarılan, kendi kendine çoğalabilen, ekstrakromozomal genetik öge. Bakteri hücrelerinde bulunan ekstrakromozomal, bağımsız olarak kopyalanan, doğal işlevi konakçı hücreye antibiyotik direnci sağlamak olan küçük dairesel DNA molekülü. Bakteri ve bira mayasında kromozom dışında bulunan, dölden döle tipik sayısını muhafaza eden, antibiyotik dirençliliği genlerini bulunduran, kendini eşleme yeteneğinde olan, genetik mühendisliği çalışmalarında diğer canlılara gen aktarımında vektör olarak kullanılan, çift iplikli, halkasal DNA.

Örneğin : Söz gelişi.

Epidemi : Salgın.

Serotip : Özellikle bakteri ve virüslerde, antijen karakterleri ile belirlenen türün alt tür kümesi. Yapısal antijenlerindeki farklılık temeline göre tanımlanmış mikroorganizma tipi, aynı tür bakteri veya virüsün serolojik bakımdan farklı tiplerinden her biri, serovar. Bir mikroorganizma türünün farklı antijenik özelliklere sahip olan ve serolojik temelli testler kullanılarak bir birlerinden ayırt edile bilen alt grupları, serovar.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Virülan : Hastalık oluşturma yeteneği taşıyan, zehirli, öldürücü.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Alt tür : Bir tür içinde ayrılan ikinci derecedeki tür.

Birkaçı : Az sayıda olan kimse veya şey.

Diğer dillerde Serovar anlamı nedir?

İngilizce'de Serovar ne demek ? : serovar