Serpenek nedir, Serpenek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.Dam saçağı. 2.Pencere.
Kasket güneşliği.
Dam saçağı.
Teknik terim anlamı:
Konut saçağı. (Gökmenler, Çalat, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
Toprak damları yağmur etkisinden korumak için, damın kenarına konan çalı çırpı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
Serpenek kısaca anlamı, tanımı
Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya)
Serpen : Yün atmakta kullanılan yayın asıldığı esnek ağaç. Kuş avlamakta kullanılan bir çeşit tuzak. Toprak dam. Tavan. [Bakınız: sâbon].
Serpene : Sert yelle savrulan yağmur, fırtına. Meyve ağaçlarına, üzüm çubuklarına dik durması ve sarılması için vurulan destek, dayak. Dam saçağı. Asma. Asma ya da meyve ağaçlarına vurulan destek. Bağ çubuğu. Dala destek verilen ağaç. Destek, herek.
Serpenekıran : İnce kabuklu, yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm.
Yağmur etkisi : Doğal yağmur dışında, görüntüde yağmur görünüşü sağlama.
Gümüşhacıköy : Amasya iline bağlı ilçelerden biri.
Çalı çırpı : Kolayca ateş yakmaya yarayan ince ve kuru ağaç dalı, kuru ot vb. şeyler.
Saimbeyli : Adana iline bağlı ilçelerden biri.
Kızılağaç : Gürgengillerden, dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak, erkek çiçekleri püskül biçiminde olan, boyu 30 metre kadar olabilen, kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç, kızılsöğüt (Alnus).
Gökmenler : Adana şehri, Saimbeyli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Akpınar : Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.
Güneşli : Güneş ışınlarıyla aydınlanmış. Güneş ışınlarıyla yanmış. Açık, aydınlık (hava).
Gedikli : Gediği olan. Astsubay. Müdavim.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Kasket : Genellikle erkeklerin giydiği, önü siperli başlık.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Gökmen : Mavi gözlü (kimse).
Amasya : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.
Diğer dillerde Serözitis anlamı nedir?
İngilizce'de Serözitis ne demek ? : serositis

Bu kısımda Serpenek nedir? Serpenek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Serpenek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Serpenek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.