Serpene nedir, Serpene ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Sert yelle savrulan yağmur, fırtına.
Meyve ağaçlarına, üzüm çubuklarına dik durması ve sarılması için vurulan destek, dayak.
Dam saçağı.
Asma.
Asma ya da meyve ağaçlarına vurulan destek.
Bağ çubuğu.
Dala destek verilen ağaç.
Teknik terim anlamı:
Destek, herek.
Serpene tanımı, anlamı
Serp : Su değirmeninde öğütülecek buğday ya da arpanın döküldüğü kutu. (Ziyere Amasya)
Serpen : Yün atmakta kullanılan yayın asıldığı esnek ağaç. Kuş avlamakta kullanılan bir çeşit tuzak. Toprak dam. Tavan. [Bakınız: sâbon].
Serpenek : 1.Dam saçağı. 2.Pencere. Kasket güneşliği. Dam saçağı. Konut saçağı. (Gökmenler, Çalat, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Toprak damları yağmur etkisinden korumak için, damın kenarına konan çalı çırpı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
Serpenekıran : İnce kabuklu, yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm.
Bağ çubuğu : Asma fidesi.
Sert yel : Batıdan esen soğuk yel.
Fırtına : Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. Güç atlatılan kötü durum. Bu rüzgârın denizde veya kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. Karşıt düşünce veya durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı.
Sarılma : Sarılmak işi.
Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Saçağı : Sacayak.
Durma : Durmak işi.
Herek : Asma, fasulye vb. sarılgan bitkilerin tutunması için yanlarına dikilen sırık, ispalya.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Dayak : Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.
Deste : Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.
Vuru : Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen atım hareketi.
Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
Diğer dillerde Serözitis anlamı nedir?
İngilizce'de Serözitis ne demek ? : serositis

Bu kısımda Serpene nedir? Serpene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Serpene tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Serpene hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.