Set about türkçesi Set about nedir
- Başlamak.
- Koyulmak.
- Bir işe koyulmak.
- Bir işe başlamak.
- Kavgayı başlatmak.
- Bir şeye başlamak.
- Bir işe girişmek.
- Girişmek.
Set about ile ilgili cümleler
English: We got up early and set about cleaning our house.
Turkish: Erken kalktık ve evimizi temizlemeye başladık.
English: Ali is obviously upset about something.
Turkish: Ali besbelli bir şey hakkında üzgün.
English: Ali is clearly upset about something.
Turkish: Ali bir şey hakkında açıkça üzgün.
English: Ali seemed kind of upset about it.
Turkish: Ali bu konuda biraz üzgün görünüyordu.
English: I must set about that work without delay.
Turkish: Gecikmeden o işe başlamalıyım.
Set about ingilizcede ne demek, Set about nerede nasıl kullanılır?
Set : Ayarlamak. Belirli. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Kurulmuş. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Koyulaştırmak. Yapmacık. Geleneksel. Dönem.
About : Üzerine. Yaklaşık. Hemen hemen. Üzere. Buralarda. Muhiten. Sıralarda. Değişli. Neredeyse. Devresinde.
Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.
Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.
Set a clock : Saati doğru zamana ayarlamak. Saati ayarlamak.
Set a date : Bir tarih belirlemek.
Set a good example : İbret olmak. İyi örnek olmak. Ders olmak. Örnek oluşturmak.
İngilizce Set about Türkçe anlamı, Set about eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Set about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Approaches : Ele almak. Yaklaşımlar. Andırmak. Yaklaşmak. Ulaşmak. Görüşmek. Varmak. Yanaşmak.
Begun : Doğmak. Önayak olmak. Meydana gelmek. Başlatmak.
Get down to : Ciddiyetle girişmek. (ilişkide veya işte vb) adım atmak. Dört elle sarılmak. Yol almak. İlerlemek. -e tamamen dikkatini vermek (resmi olmayan).
Darken : Karartmak. Bulandırmak. Koyulaştırmak. Kararmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Esmerleşmek. Karıştırmak. Siyahlaştırmak. Koyulaşmak.
Buckle down to : Ciddiyetle bir işe girişmek. İşe canla başla sarılmak. Hevesle girişmek. Dört elle sarılmak. Dört elle girişmek.
Start a business : İş kurmak. Bir ticarethane açmak.
Darkens : Karartmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Koyulaştırmak. Siyahlaştırmak. Karıştırmak. Kararmak. Koyulaşmak. Esmerleşmek. Bulandırmak.
Address oneself to : Kafasına takmak. Kafasını takmak. Kendini adamak.
Engage in : Çarpışmaya girmek. İle uğraşmak. Meşgul olmak. Uğraşmak. İle ilgilenmek. Kendini kaptırmak. İle meşgul olmak. Kalkışmak. İle iştigal etmek.
Break ground : Törenle temel atmak. Temel atmak. Bir işe el atmak. Toprağı kazmak. Çığır açmak.
Set about synonyms : ahead, commences, get the show on the road, cut along, begin, be placed, attacks, come into, come on, attempt, embark upon, begins, embark on a business, buckle oneself to, attack, begin singing, embark on, began, commence, approached, auspicate, go about a task, approach, commenced, enter into, attacked, embark.

Bu kısımda Set about kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Set about ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Set about anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Set about ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.