Set bounds to türkçesi Set bounds to nedir

  • Sınır koymak.

Set bounds to ingilizcede ne demek, Set bounds to nerede nasıl kullanılır?

Set : Değişmez. Belirlenmiş. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Dönem. İnatçı. Alışılmış. Oturtmak. Yapmacık. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Belirli.

Bounds : Sıçramak. Sınır çizgileri. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınır. Kısıtlamak. Sekip geri gelmek. Sınır hatları. Sınırlamak. Sınırlarını çizmek. Sınırlar.

To : Ye. -mek -mak (mastar). Arasında. -e kadar. Göre. İla. E. Ya. Kala. Oranla.

İngilizce Set bounds to Türkçe anlamı, Set bounds to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set bounds to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terminated : Bitmek. Son verilmiş. Son verilen. Sonlandırıldı. Bitirmek. Bitmiş. Sınırlamak. Sona ermek. Son vermek.

Terminates : Sona erdirmek. Sonlamak. Sınırlamak. Bitmek. Sona ermek. Son vermek. Bitirmek.

Clamp down on : Sınırlamalar getirmek. Ciddi tedbirler almak. İşe el koymak. Daha sıkı olmak. Fiziksel olarak baskı yapmak. Menetmek. Otoritesini kurmak. Aman vermemek. Yasakları uygulamaya koymak.

 

Terminating : Son vermek. Sınırlamak. Sona ermek. Sonlandırma. Bitirmek. Bitmek.

Border : Kenarlık. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Koşu yolu kıyısı. Sınırlandırmak. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı. Kenar süsü. Sınırlamak. Sınırdaş olmak. İle ortak sınıra sahip olmak.

Terminate : Sona erdirmek. Son vermek. Bitmek. Sonlamak. Sonlandırmak. Bitirmek. Sona ermek. Sınırlamak.

Limit : Sınır. Hasretmek. Sınırlamak. Daraltmak. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Bir f (x) işlevinin x değişkeni bir a değerine yaklaştığı sırada işlevin vardığı sınır değer. Sınırlandırmak. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirlemek.

Bordering : Kenar geçirmesi. Benzer olmak. Çerçevelemek. Bitişik olmak. Sınırlama. Demeye gelmek. Sınırdaş. Kıyısı olan. Sınırlayan.

Set measures to : Limit koymak.

Set bounds to synonyms : draw the boundary, set a limit, hold the line.