Set him free türkçesi Set him free nedir

  • Salıvermek.
  • Serbest bırakmak.
  • Ona özgürlüğünü vermek.

Set him free ile ilgili cümleler

English: Set him free.
Turkish: Onu serbest bırak.

Set him free ingilizcede ne demek, Set him free nerede nasıl kullanılır?

Set : Belirlenmiş. İnatçı. Dönem. Belirli. Kurulmuş. Takım. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Öbek. İçten olmayan. Dikkat komutu.

Him : Kendine. O. Kendi. Ona. (erkek) onu. Onu.

Free : Parasız. Bedava. Ücretsiz. Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbest bırakmak. Özgür. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Serbest. Muaf.

Set him a trap : Onun için bir kapan yerleştirmek. Ona bir tuzak kurmak. Onun için bir tuzak çukuru hazırlamak.

Set him onto : Bir tartışmayı kışkırtmış. Ona temel şeyleri söylemiş. Onu provoke etmiş.

Set him up : Onu tuzağa düşürmüş. Ona bir numara yapmış. Ona bir oyun oynamış.

İngilizce Set him free Türkçe anlamı, Set him free eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set him free ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disengage : Kurtarmak. Bağlantısını kesmek. Kurtulmak. Bağlantılarını kesmek. İlgisini kesmek. Boşa almak. Affetmek. Avaraya almak. İlişkisini kesmek. Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi.

 

Demobilize : Hizmet dışı bırakmak. Seferberliği sona erdirmek. Terhis etmek. Demobilize etmek. Seferberliği kaldırmak.

Deliver : Atmak. Söylemek. Dağıtmak. Yapıştırmak. Yapmak (konuşma). Kurtarmak. Doğurmak. Doğurtmak. Vermek.

Dismissing : Azletmek. İşten kovmak. Açığa çıkarmak. İşten çıkarmak. Affetmek. Savmak. İşten atmak. İhraç etmek. Kovmak.

Demobilised : Seferberliği kaldırmak. Bir orduyu dağıtmak (demobilize olarak da yazılır). Terhis etmek. Seferberliği kaldırılmak. Askeri görev yükümlülüğünden kurtarılmak. Seferberliği sona erdirmek. (britanya ingilizcesi) terhis olmak. Demobilize etmek. Terhis edilmek.

Demobilizes : Hizmet dışı bırakmak. Demobilize etmek. Terhis etmek. Seferberliği kaldırmak. Seferberliği sona erdirmek.

Assoil : Bir şeyi telafi etmek. Eritmek. Beraat ettirmek. Çözmek. Affetmek.

Discharges : İşten atmak. İltihap çıkmak. Görevden almak. Akmak. Boşaltmak. Ödemek. Muaf tutmak. Ateş etmek. Tahliye etmek. İşten çıkarmak.

Dismiss : Göndermek. Kovmak. Reddetmek (dava). İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Savmak. Bırakmak. Görevden almak. İhraç etmek. Azletmek.

Decontrolled : Denetimi kaldırmak. Serbest bırakılmış. Kontrolü kaldırmak. Kontrolü kaldırılmış.

Set him free synonyms : extricate, decontrolling, demobilized, cut adrift, decontrols, deallocate, discharging, disentangles, dismisses, delivers, decontrol, discharge, demobilise, extricated, disengages, disentangle, deblock, affranchise, demobilizing.