Assoil türkçesi Assoil nedir

Assoil ingilizcede ne demek, Assoil nerede nasıl kullanılır?

Lassoing : Kementle yakalamak. Kementle yakalama. Kement atma. Kement atma gösterisi.

Assoc : Birleşmiş. Bağlantılı. İlgili. Birleşik.

Associability : İlişkilendirilebilirlik. Bağlantılı olma.

Associable : Bağlantılı olabilen. Alakalandırılabilir.

Associableness : Bağlantılı olma. İlişkilendirilebilirlik.

Associate name : Tecim kurumu adı. ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad. Tecim adı. Tecimcinin tecimsel işlemlerinde kullanmağa zorunlu olduğu ad. Tecimevi adı.

Associate degree : Önlisans derecesi. Ön lisans.

Associate oneself with : - ni desteklemek veya alışveriş yapmak. -ile bağlantısı olmak. -ile işbirliği yapmak.

Associate editor : Yardımcı editör.

Associate membership : Ortak üyelik.

İngilizce Assoil Türkçe anlamı, Assoil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Assoil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exculpate : Suçsuz çıkarmak. Aklamak. Masumiyetini açıklamak. Temize çıkarmak. Suçsuzluğunu ispat etmek. Beraat kazandırmak. Sorumluluğunu kaldırmak. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Sorumluluktan kurtarmak.

 

Discharging : Boşaltmak. Deşarj. Taburcu etmek. Tahliye etmek. Muaf tutmak. Terhis etmek. Boşaltma. Ödemek. Yastık altında tutulan paraların yeniden dolaşıma sokulması.

Delivers : Doğurmak. Devretmek. Yapıştırmak. Söylemek. Yapmak (konuşma). Vermek. Kurtarmak. Doğurtmak. Dağıtmak.

Excuse : Özür. Göz yummak. Geçirmek. Kusuruna bakmamak. Mazur görmek. Mazur göstermek. Affeylemek. Muaf tutmak. Bahane.

Decontrol : Kontrolünden çıkarmak. Kontrolü kaldırmak. Denetimin kaldırılması. Denetimi kaldırmak. Kontrolü kaldırma.

Fuzed : Sigortalı. Kaynaşmış. Birleştirmek. Atmak. Birleşmek. Kaynaşık. Erimiş. Yanmak.

Fuzes : Sigortalar. Yanmak. Birleşmek. Atmak. Birleştirmek.

Deciphers : Kod çözmek. Kod açmak. Çözmek (şifre vb). Yorumlamak. Kripto çözmek. Şifreyi çözmek. Deşifre etmek. Şifre çözmek. Anlamını çözmek.

Dismiss : Kapı dışarı etmek. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Reddetmek (dava). Açığa çıkarmak. İşten atılma. Görevden almak. Göndermek. Savmak. Yol vermek.

Break : Ara vermek. Çiğnemek. Kırılma. Daha iyi yapmak. Batırmak. Bitmek. Yıkmak. Ağarmak. Kırmak. Değişiklik.

Assoil synonyms : clear, absolve, decontrols, cut adrift, deliver, label, absolves, acquitting, decipher, deciphered, exculpates, exonerate, deblock, purge, deciphering, dissolve, absolved, compounding, excuses, cast loose, founds, decontrolled, conclude, compounded, condones, disengage, condone, condoned, evaluate, affranchise, pass judgment, decodes, discharge.

Assoil zıt anlamlı kelimeler, Assoil kelime anlamı

Convict : Suçunu ispat etmek. Suçlandırmak. Hükümlü. Mahkum etmek. Kabullendirmek. Mahkum. Hüküm giydirmek. Yargılı. Suçlu çıkarmak.

Assoil ingilizce tanımı, definition of Assoil

Assoil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stain. To soil. To release. To set free.