Seyitgazi nedir, Seyitgazi ne demek

Seyitgazi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri

Seyitgazi hakkında bilgiler

Seyitgazi (Antik Çağda: Nakoleia), Eskişehir'in 42 kilometre güneyinde yer alan küçük bir ilçesidir.

İsmini, Arapların İslamiyeti Anadolu'ya yaymak üzere Bizans'a karşı verdiği mücadelerin birinde şehit düşen Seyyit Battal Gazi'den alır. Ayrıca günümüzde,Alevi inancındaki Anadolu Müslüman'lığınında önemli uğrak yerlerindendir.

Seyitgazi anlamı, tanımı:

Eskişehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Kilometre : 1.000 metrelik uzunluk ölçü birimi (km).

Güney : Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Güneş gören yer. Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Lodos.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Küçük abdest. Niceliği az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niteliği aşağı olan, bayağı.

Arap : Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse. Fellah. Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer.

 

İslamiyet : Müslümanlık.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Yaymak : Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Sınırı genişletmek. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Birçok kimseye duyurmak. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak.

Bağlı : Kapatılmış olan, kapalı. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.