Shelved türkçesi Shelved nedir

  • Rafa kaldırmak.
  • Meyilli olmak.
  • Rafa kaldırılmış.
  • Emekliye ayırmak.
  • Kadro dışı bırakmak.
  • Aldırmamak.
  • Raflarla dekore edilmiş.
  • Hasıraltı etmek.
  • Rafa koymak.
  • Hasıraltı edilmiş.
  • Ertelemek.
  • Ertelenmiş.
  • Şevlenmek.

Shelved ile ilgili cümleler

English: That problem has been shelved for the time being.
Turkish: O problem şimdilik rafa kaldırıldı.

Shelved ingilizcede ne demek, Shelved nerede nasıl kullanılır?

Shelve : Rafa kaldırmak. Rafa koymak. Şevlenmek. Hasır altı etmek. Ötelemek. Aldırmamak. Ertelemek. Hasıraltı etmek. Kadro dışı bırakmak. Meyletmek.

Shelver : Erteleyen kimse. Hasıraltı eden. Raflarla dekore eden. Rafa kaldıran. Rafları düzenleyen kimse. Bir kenara koyan kimse. Rafları yerleştiren kimse. Erteleyen.

Shelvers : Hasıraltı eden. Raflarla dekore eden. Erteleyen kimse. Rafa kaldıran. Rafları düzenleyen kimse. Erteleyen. Bir kenara koyan kimse. Rafları yerleştiren kimse.

Shelves : Ertelemek. Rafa kaldırmak. Emekliye ayırmak. Hasıraltı etmek. Rafa koymak. Kadro dışı bırakmak. Aldırmamak. Meyilli olmak. Etajer. Şevlenmek.

Bookshelves : Kitap rafı. Kitaplık.

Shelduck : Suna.

Sheldon : Bir erkek ismi. Edward a. sheldon (1823-97). Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Iı. charles'ın danışmanı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gilbert sheldon (1598-1677). Bir soyadı. Abd'li eğitimci ve eğitim reformcusu. Missouri eyaletinde şehir.

 

Shelvy : Sığ.

Shelving : Raf malzemesi. Raflar. Meyil etmek.

Shelvings : Raflar. Meyil etmek. Raf malzemesi.

İngilizce Shelved Türkçe anlamı, Shelved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shelved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrap : Artık. Bozuntu. Kavga etmek. Dalaş. Bir yana atmak. Ufak parça. Iskartaya çıkarmak. Kapışmak. Döküntü. Peletlendikten sonra parça irilikleri granül forma küçültülmüş olan yem.

Adjourning : Sonraya bırakma. Dağılmak. Sonraya bırakmak. Son vermek (oturum vs). Geçmek (bir yere). Geciktirmek. Erteleme.

Dillydallies : Geciktirmek. (argo) oyalanmak. Başka bir zamana bırakmak. Oyalanmak. Ayak sürümek. Sallanmak. Vakit öldürmek. Zaman geçirmek. Ağır davranmak.

Superannuate : Yaş haddinden emekli etmek. Emekli etmek.

Leant : Dayanmak. Meyletmek. Eğilmek. Yaslamak. Yaslanmak. Eğilim göstermek.

Cote : Sığınacak yer. Kümes. Mandıra. Kuş yuvası. Ağıl. Kulübe.

Brush aside : Bir kenara itmek. Boşlamak. Boş vermek. Önemsememek. Yabana atmak.

Delays : Vergi işlemlerinde ve vergi anlaşmazlıklarında yasasında sınırlanan ölçülere göre uygulanan süreler. Savsaklamak. Geç kalmak. Gecikmek. Alıkoymak. Süreler. Oyalamak. Oyalanmak.

Protection : Vikaye. Tedbir. Yerli yapım ve tarım çalışmalarını dış etkenlerden korumak amacıyla yabancı mallara elverişli giriş yasağı koyma, ya da girişleri olanlardan ağır gümrük vergisi alma. Koruyucu. Kayırma. Önlem. Korunma. Himaye. Haraç. Muhafaza.

 

Defer : Sonraya bırakmak. Saygı göstermek. Riayet etmek. Tecil etmek. Ağırdan almak. Kabul etmek. Ertelemek (borç vb). Uymak.

Shelved synonyms : storm cellar, field hut, bell cote, pigeon loft, protective cover, protective covering, tornado cellar, bell cot, army hut, neglect, leaned, squints, deferred, disregard, on the shelf, defers, be prone to, be disposed, adjourns, disregards, pigeonholing, ignores, be unmindful of, sit upon, ignore, shanty, shack, cyclone cellar, shelves, neglects, carry over, dillydallied, disregarded.

Shelved zıt anlamlı kelimeler, Shelved kelime anlamı

Unprotected : Sahipsiz. Korunmayan. Açık. Korumasız. Himayesiz. Korunmamış. Muhafazasız. Korunmasız. Kapı baca açık.

Unshaven : Tıraş olmamış. Tıraşsız.