Shoot through türkçesi Shoot through nedir

Shoot through ingilizcede ne demek, Shoot through nerede nasıl kullanılır?

Shoot : Fotoğraf çekme. Filiz. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Vuruş. Ateş etmek. Şut çekmek. Mesafe. Çekim yapmak (kamera). Atma. Avlak.

Through : Arasından. Her yanında. Aracılığıyla. Üzerinden. Her yanına. Başarılı bir sonuca. Vasıtasıyla. Nedeniyle. Orasında burasında. Boyunca.

Shoot through with : - ile doldurmak.

Shoot a basket : Basket atmak.

Shoot a film : Film çekmek. Film çevirmek.

Shoot a glance : Göz gezdirmek. Göz atmak.

İngilizce Shoot through Türkçe anlamı, Shoot through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoot through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desolate : Terkedilmiş. Boş. Kederlendirmek. Harap etmek. Üzmek. Yalnız. Issız. Perişan. Kimsesiz.

Cede : Göçermek. Feragat etmek. Bırakmak. Vermek. Fariğ olmak. Teslim etmek. Vazgeçmek. Terk etmek. Devretmek.

Cast aside : Kurtulmak. Kenara atmak. Bir kenara bırakmak. Bir kenara atmak. Kenara itmek. Atmak. Başından savmak. Kenara koymak. Başından atmak.

Bugger off : Yaylanmak. Hadi yoluna. Toz ol. Derhal git!. Basıp gitmek. Kaybol! (genellikle emredici bir şekilde ve kızgınlıkla kullanılan). Çekip gitmek. Siktir olup gitmek. Kalk git. Defol git!.

 

Disembarks : Karaya ayak basmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Gemiden karaya çıkmak. Sayısı azalmak. Karaya çıkarmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Varmak. (gemiden) karaya çıkmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek.

Chuck : Vazgeçmek. Sevimli şey. Gurklama. Sepetlemek. Fırlatmak. Kusarak çıkarmak. Atma. Kusmak. Atmak.

Desert : Kaçmak. Ayrılmak. Çöl. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Yüzüstü bırakmak. Terk etmek. Firar etmek. Bırakıp gitmek.

Disembarked : (gemiden) karaya çıkmak. Karaya ayak basmak. Varmak. Fiyatı veya değeri düşmek. Gemiden karaya çıkmak. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Karaya çıkarmak. Sayısı azalmak. Bir ulaştırma aracından inmek.

Desolates : Kimsesiz bırakmak. Harap etmek. Kederlendirmek. Issız. Kuş uçmaz kervan geçmez. Üzmek. Perişan etmek. Boş bırakmak. Tenha.

Disembarking : Fiyatı veya değeri düşmek. Karaya çıkarmak. Bir ulaştırma aracından inmek. Yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Karaya çıkmak. Sayısı azalmak. Varmak. (gemiden) karaya çıkmak. Gemiden karaya çıkmak.

Shoot through synonyms : desolating, ceding, cedes, be suitable, absquatulation, absent oneself, answer, be damaged, ceded, be off, abandons, depart, betake oneself to, be sold, deserting, be enough, come away, disembark, desolated, become, departs, chock up.