Shoveling türkçesi Shoveling nedir

Shoveling ile ilgili cümleler

English: They were shoveling the snow away.
Turkish: Karı kürekle atıyorlardı.

English: I spent all day shoveling snow.
Turkish: Bütün günümü kar küremekle geçirdim.

English: Ali is shoveling snow.
Turkish: Ali kar kürüyor.

English: Ali is out shoveling snow.
Turkish: Ali dışarıda kar kürüyor.

English: Ali resumed shoveling the snow.
Turkish: Ali karı kürekle temizlemeye devam etti.

Shoveling ingilizcede ne demek, Shoveling nerede nasıl kullanılır?

Shovel in : Büyük para kazanmak. Yolunu bulmak. Avanta kazanmak. Parayı bulmak.

Shovel loader : Kürekti yükleyici. Kürekli yükleyici.

Shovel up : Küremek.

Digging shovel : Kazı küreği.

Mechanical shovel : Mekanik kürek.

Pail and shovel : Kova ve kürek.

Steam shovel : Ekskavatör. Büyük mekanik olarak işletilen buharlı bir kazıcı veya ekskavatör. Kazı makinesi. Buharlı kazıcı. İstimli ekskavatör.

Shoveler : Uzun geniş gagası olan ve kuzey yarıkürede yaşayan tatlısu ördeği. Kaşık gaga ördeği. Kürekle kazan veya birşeyleri kürekle atan kimse. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 48 cm kadar uzunlukta, siyah, beyaz ve kahverengi karışık tüylü, gagası siyah, ayakları kırmızı, türkiye'de kışlayan, avrupa, asya ve kuzey amerika'da sazlık, göl ve bataklıklarda yaşayan, deniz kıyıları ve adalarda da görülebilen göçmen bir tür. Kürekçi. Kaşıkgaga. Kaşıkçın. Tatlı suda yaşayan bir tür ördek. Kürekleyen. Kürekle atan kimse.

 

Shovelhead : Sığ okyanus sularında yaşayan çekiçkafalı köpekbalığı türleri. Bir tür çekiç başlı köpekbalığı. Bonnethead.

Shoveled : Kürekle atılmış. Kürenmiş. Kürekle atmak. Kürümek. Kürekle boşaltmak.

İngilizce Shoveling Türkçe anlamı, Shoveling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shoveling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tears : Gözyaşı.

Snivel : Sızlanmak. Burnu akmak. Sümük. Burnunu çekerek ağlamak. Yakınmak. Ağlayıp sızlanma. Ağlayıp sızlamak. Burun çekme. Ağlamak. Burnunu çekmek.

Shovel : Küremek. Küreklemek. Kürek dolusu. Kürek. Faraş. Kürekle temizlemek.

Chill : Üşüme. Üşütücü. (neşesini) kaçırmak. Soğuk. Soğukluk. Korkutmak. Üşütmek. Titreme. Donmak. Ürpertmek.

Shovelled : Kürenmiş. Kürekle atılmış.

Weeping : Dökülen. Akıtan. Gözü yaşlı. Hıçkırık. Ağlama. İltihap akıtan. Ağlayan.

Crying : İvedi. Ağlama. Ağlayan. İğrenç. Çığlık. Büyük. Göze çarpan. Acil. Apaçık.

Shovels : Kürekler.

Shoveled : Kürenmiş. Kürekle atılmış.

Symptom : İşaret. Belirtiler. Beldek. Gösterge. Belirti. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Semptom. Emare. Alamet.

Shoveling synonyms : shovelling.

Shoveling zıt anlamlı kelimeler, Shoveling kelime anlamı

Steady : Sebatkar. Durmadan. Fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Muntazaman. Devamlı. Sağlam. Oynamaz. Titremesini durdurmak. Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Muntazam.

Domineering : Otoriter. Hükmeden. Zorbalık eden. Dediğim dedik. Baskı yapan. Baskıcı. Despotça davranan. Otoriteli. Zorba.