Shuttled türkçesi Shuttled nedir

  • Mekik dokumak.
  • Gidip gelmek.
  • Mekik dokuyan.
  • İleri geri işlemek.

Shuttled ingilizcede ne demek, Shuttled nerede nasıl kullanılır?

Shuttle belt conveyor : Mekik taşıyıcı.

Shuttle box : Mekik kutusu.

Shuttle bus : Ring seferi. Gidiş geliş otobüsü. Ring servisi. İki nokta arasında sefer yapan otobüs. Aynı hatta gidip gelen otobüs. Servis otobüsü. Gidip gelen otobüs.

Shuttle car : Mekik araba.

Shuttle diplomacy : Yerleşkeler arasında gidip gelerek gerçekleştirilen diplomasi. Mekik diplomasisi.

Shuttle movement : Mekik intikali.

Shuttle spindle : Mekik iği.

Shuttle trade : Ülke dışındaki yerleşiklerin ve yurt dışında oturma izni bulunan türkiye vatandaşlarının türkiye’den satın aldıkları malları, gümrüğe ilişkin herhangi bir belgeye konu olmadan, satmak amacıyla beraberlerinde yurt dışına çıkarmaları. Bavul ticareti.

Shuttle service : Aracın aynı hatta gidip gelmesi. Gidiş geliş servisi. Mekik taşımacılığı. Karşılıklı sefer. Mekik sefer. Belirli bir tarifeye uymak yerine düzenli aralıklarla çalışan sefer. Shuttle seferi. Mekik servis.

Shuttle eye : Mekik gözü.

İngilizce Shuttled Türkçe anlamı, Shuttled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shuttled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Seesaw : Tahterevalliye binmek. İnip çıkmak. İleri geri ya da aşağı yukarı hareket. Tereddüt etmek. Çöğünmek. Aşağı yukarı sallanmak. İkilem yaşamak. Kah öyle kah böyle olmak. Kararsız olmak.

Camera : Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt. Kamera. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alıcı. Fotoğraf aygıtı. Fotograf makinesi. Mahrem. Hakimin odası. Gizli. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi.

Navigates : Denizcilik. Gemi ile geçmek. Dümen tutmak. Gemi kullanmak. Seyretmek. Gelmek. Seyretmek (gemi veya tekne). Gitmek. Gemi yolculuğu yapmak.

Shuttle : Mekik. İki yer arasında sürekli sefer yapan yolcu aracı. Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi. (dokumacılıkta) mekik. Servis aracı. Ağ iğnesi. Birkaç yer arasında gidip gelmek. Uzay mekiği. Karşılıklı sefer.

Deadlight : Lomboz üzerindeki ağır kapak. Lumbuz. Sabit cam. Lumbuz kapağı. Güvertede veya gemi gövdesinde kalın pencere. Lomboz. Lomboz kapağı.

Shuttling : İleri geri işleme. Mekik dokuma. Mekik nakliyatı. Gidip gelme. Kademeli nakliyat. Gülle doldurma.

Jalousie : Panjur. Jaluzi. Venedikstoru.

Call for : Gerekli olmak. İstemek. Gönderilmesini istemek. Çağırmak. Gerektirmek. Gerekmek. İcap ettirmek. İhtiyaç duymak. Uğrayıp almak.

Get about : İyileşip ayağa kalkmak. Seyahat etmek. Yayılmak. Gezinmek. Dolaşmak. Oradan oraya gidip gelmek. Yürümek. Duyum almak. Oraya buraya gidip gelmek.

 

Shuttled synonyms : mechanical device, double hung window, photographic camera, go from pillar to post, ply, screen, blind, seesawing, seesaws, shuttles, seesawed, navigate.

Shuttled zıt anlamlı kelimeler, Shuttled kelime anlamı

Uninhabited : Boş. Gayri mesken. Issız. Oturulmamış. Tenha. Gayri meskun. Gayrimeskun.

Stay in place : Yerinde kalmak.