Sieges türkçesi Sieges nedir

  • Mertebe.
  • Askeri abluka.
  • Tezgah (iş).
  • Ele geçirmeye uğraşma.
  • Çevresini sarma.
  • Bir şehrin ordu tarafından ablukaya alınması.
  • Kuşatma.
  • Muhasara.
  • Hastalık devresi.
  • Pota fırını tabanı.

Sieges ingilizcede ne demek, Sieges nerede nasıl kullanılır?

Besieges : Sıkıştırmak. Yağmuruna tutmak. Kuşatma altına almak. Muhasara etmek. Kuşatma altında tutmak. Çevirmek. Başına üşüşmek. Çevresini sarmak. Etrafını almak. Yağmuruna tutmak (argo terim).

Lay siege to : Bir yeri kuşatma altına almak. Kuşatmak. Kuşatma altına almak. İkna etmeye çalışmak.

Raise a siege : Düşmanı çekilmek zorunda bırakmak. Kuşatmayı kırmak.

State of siege : Sıkıyönetim. Hukuk, tarih alanlarında kullanılır. Olağanüstü durumlarda yurtta düzen ve güvenliğin korunması için ordunun yardımı ile uygulanan yönetim.

Siege : Kuşatma. Mertebe. Bir şehrin ordu tarafından ablukaya alınması. Hastalık devresi. Ele geçirmeye uğraşma. Çevresini sarma. Muhasara. Tezgah (iş). Askeri abluka. Pota fırını tabanı.

Besiege : Bunaltmak. Çevirmek. Kuşatma altına almak. Rahat vermemek. Başına üşüşmek. Muhasara etmek. Sıkıştırmak. Kuşatma altında tutmak. Yağmuruna tutmak. Dört bir yandan sarmak.

Besieger : Kuşatan. Kuşatmaya alan. Ablukaya alan. Blokaj altına alan kimse.

 

Siennas : Yanık siena. Boz. Koyu kahverengi.

Besieged : Ablukaya alınmış. Kuşatma altında. Kuşatılmış.

Besieging : Kuşatma. Kuşatmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Sıkıştırmak.

İngilizce Sieges Türkçe anlamı, Sieges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sieges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blockade : Kuşatma altına almak. Abluka etmek. Abluka altında tutmak. Abluka altına almak. Blokaj. Denizden abluka etmek. Ablukaya almak. Kuşatmak.

Circumscriptions : Mıntıka. Sınır. Daire içine alma. Etrafını çizme. Tahdit. Sınırlama. Çevreleyen yazı (para, mühür). Çevreleme. Bölge.

Vocalist : Şantör. Okuyucu. Seslendirmeci. Şarkıcı. Vokalist. Voklalist. Şantöz.

Investment : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Atama. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Dışderi. Ektoderm. Yatırım. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Tecimsel ya da ekonomik bir girişime belirli bir süreyle anamal ve para yatırılması. Para yatırma.

Blockage : Tıkama. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Blokaj. Abluka. Tıkanma. Tıkanıklık. Durdurum. Tıkayıcı şey.

Rapper : Çalan kimse. Rapçi. Tıklatan kimse. Rap müzik yapan kimse. Kapıyı çalan kimse. Kapı tokmağı. Kapıyı çalan kişi.

Caroller : Yılbaşı şarkıları söyleyen kimse. Dua eden kimse. İlahiler söyleyen kimse. Noel şarkıları söyleyen kimse.

Blockading : Abluka altında tutmak. Abluka. Ablukaya almak. Blokaj. Kuşatma altına almak. Abluka altına almak. Kuşatmak. Abluka etmek.

 

Tenor : Gidişat. Anlam. Tenor. En tiz erkek sesi (tenor). Aslının aynı nüsha. Genel anlam. Akış. Asıl suret. Cereyan. Gidiş.

Sieges synonyms : madrigalist, lieder singer, poet singer, operatic star, rock star, opera star, encirclement, balladeer, degree, stending, castrato, circumscription, yodeller, siege, beleaguering, thrush, jongleur, besetting, crooner, besieging, caroler, blockages, vocaliser, contralto, songster, minstrel, blockades, instrumentalist, hummer, canary, chorister, encapsulations, enclosures.