Sinema oyuncusu nedir, Sinema oyuncusu ne demek

Sinema oyuncusu; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Filmlerde oynayan oyuncu.

Sinema oyuncusu hakkında bilgiler

Oyuncu, bir karakteri canlandıran (aktör veya aktris), dramatik bir yapımda rol alan ve sinema, televizyon, tiyatro veya radyoda mesleğini yapan sanatçı. Bu kelime, "oynayan, canlandıran kişi" anlamına gelir ve bu yüzden aktör kelimesi de oyunculuk yapan kişiyi temsil eder. Aktör kelimesi cinsiyet ayrımı gözetmeksizin oyunculuk yapan kişiyi temsil eder. Ancak aktris kelimesi yalnızca kadın oyuncuyu temsil eder. Bu durumda, aktör kelimesi her iki cinsiyet için de kullanılabilir. Oxford İngilizce Sözlüğü, "aktör" kelimesinin Ingilizcede her iki cinsiyet için de kullanılabileceğini ifade eder. Yine Oxford İngilizce Sözlüğü'ne göre, İngilizce'deki actress kelimesi, Latince'deki "actrix" veya Fransızca'daki actrice kelimelerinden türetilmemiştir, muhtemelen bağımsız bir kelimedir. Aktris kadına özgü bir kelime olduğundan, bazı feministler tarafından cinsiyetçi bir kelime olduğu iddia edildi. Aktör kelimesi modern İngilizce'de hem erkek ve hem de kadın oyuncuları karşılayacak şekilde yeniden ortaya çıktı, ancak aktris kelimesi büyük ödül törenlerinde kadın oyunculara verilen ödüllerde kullanıldı ve hâlâ genel kullanımda yaygındır. Oyunculuk M.Ö. 534 yılına dayanır. Yunan oyuncu Thespis, Theatre Dionysus sahnesinde, bir oyunda ilk kez konuşan oyuncu oldu. Thespis'in anısına, oyunculara Thespians adı verildi. Öte yandan, bir tiyatro efsanesine dayanılarak, tiyatrolarda meydana gelen afetlerden onun ruhani müdahalesi sorumlu tutulur. Oyunculuk, Orta Çağ başlarında onurlu bir meslek değildir. Tiyatro toplulukları genellikle güvensizlikle karşılanırdı. Avrupa'nın bazı bölümlerinde, aktörler Hıristiyan mezarı alamazlardı. Ancak bu olumsuz tutum, 19 ve 20. yüzyıllarda büyük ölçüde değişti ve oyunculuk onurlu bir meslek ve bir sanat hâline gedi.

 

Sinema oyuncusu anlamı, tanımı

Sinem : “Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim” anlamında kullanılan bir isim”

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

 

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

Kadın oyuncu : Bir film ya da televizyon oyununda rol alan kadın. Bir oyunda rol alan kadın sanatçı.

Güvensizlik : Güvensiz olma durumu, itimatsızlık.

Öte yandan : Diğer taraftan, başka bir yönden, karşılık olarak.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Muhtemelen : Umulur ki, beklenir ki, görünüşe bakılarak.

Oyunculuk : Oyun oynama işi. Sahne sanatçılığı. Düzencilik, hilecilik.

Fransızca : Hint-Avrupa dillerinden, Fransa ve Fransız uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Bu yüzden : Bundan dolayı.

İngilizce : Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.

Güvensiz : Başkalarına güvenmeyen, itimatsız.

Gözetmek : Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kayırmak. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak. Kollamak, beklemek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.

Feminist : Feminizm yanlısı kimse ya da görüş.

Dramatik : Sahne oyununa özgü olan. Coşku veren, duyguları kamçılayan. Acıklı. İçinde gerilim, çatışma vb. olaylar bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay).

Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.

Muhtemel : Gerçekleşmesi de gerçekleşmemesi de ihtimal dâhilinde olan, beklenen, beklenir, umulur, olası, olasılı, mümkün.

Diğer dillerde Sinema oyuncusu anlamı nedir?

İngilizce'de Sinema oyuncusu ne demek ? : film actor(-tress), motion picture actor(-tress)