Sirin nedir, Sirin ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Hamur, yağ ve kuruttan yapılan yemek.
Serin.
Sirin kısaca anlamı, tanımı
Siringel : Uzun boylu ve ahmak.
Siringitis : Kuşlarda sirinksin yangısı.
Siringobulbi : Medulla oblangata ve ponsta sıvıyla dolu boşlukların bulunması.
Siringokarsinom : Ter bezinin kötücül tümörü.
Siringomiyeli : Omurilikte içi sıvı dolu boşlukların bulunması. Arka bacaklarda felç veya kanguru yürüyüşüyle belirgin olup özellikle Alman Weimaraner ırkı av köpeklerde kalıtsal olarak görülür.
Siringomiyelitis : Omuriliğin içi sıvı dolu boşluklar içeren yangısı.
Sirink : Kemikli balıklardan, sazangiller (Cyprinidae) familyasından, boyu 60 cm olabilen, kısmen ekonomik olan bir tür.
Sirinks : [Bakınız: göğüs gırtlağı]. Kuşlarda ses organı olarak görev yapan ve soluk borusunun ana bronşlara ayrım yerinde bulunan ikinci gırtlak, larenks kaudalis.
Sirinsi : Evde yapılan bir çeşit pastırma.
Sirinsimek : Üşüyerek büzülmek, titremek.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.
Serin : Az soğuk, ılık ile soğuk arası. Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren.
Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.
Yeme : Yemek işi. Yiyecek.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Seri : Herhangi bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi. Hızlı bir biçimde. Hızlı.
Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.
Diğer dillerde Sirenomeli anlamı nedir?
İngilizce'de Sirenomeli ne demek ? : sirenomelia


Bu kısımda Sirin nedir? Sirin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sirin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sirin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.