Skeletons türkçesi Skeletons nedir

Skeletons ile ilgili cümleler

English: Ali found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Turkish: Ali ailesinin geçmişini araştırırken dolabın içinde bazı iskeletler buldu.

Skeletons ingilizcede ne demek, Skeletons nerede nasıl kullanılır?

Have skeletons in the closet : Kötü şeyleri meraklı gözlerden gizlemeye çalışmak. Hoş olmayan itibara sahip olmak.

Skeleton at the feast : Mutlu olaylar içerisindeki üzücü olay. Bir sürü mutlu olayın ortasında üzücü olay.

Skeleton crew : Temel kadro. Asgari mürettebat. Çekirdek mürettebat. Çekirdek kadro.

Skeleton in the closet : Kirli çamaşır. Aile sırrı. Şok edici sır. Utanılacak bir sır. Şaşırtıcı sır. Utanç verici sır.

Skeleton in the cupboard : Utanç verici sır. Kirli çamaşır. Aile sırrı.

Axial skeleton : Baş ve gövde iskeleti. Aksiyal iskelet. Eksen iskeleti.

External skeleton : Dış iskelet.

Cartilage skeleton : Kıkırdak iskelet.

Family skeleton : Kirli çamaşır. Aile sırrı. Utanç verici sır. Aile sırları.

Cartilaginous skeleton : Kıkırdaksı iskelet. Kondroskeleton.

İngilizce Skeletons Türkçe anlamı, Skeletons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skeletons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Limits : Hudut hatları. Limitler. Hudut. Sınırlar.

Weed : Yabani otları temizlemek. Esrar. Kemik torbası. Yabani otları ayıklamak. Marihuana. Yabani ot. Puro. Ot.

Framing : Karkas. Kafes. Sinemacı ya da televizyoncunun, elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun, en elverişli biçimde yerleştirmesi işi. Çerçeveler sistemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İskelet (binaya ait). Çerçeve düzeltme. Ahşap çatkı.

Conspectus : Hulasa. Plan. Özet. Genel bakış.

Delineament : Çizerek anlatma.

Casings : Muhafaza. Bumbar. Kaplama. Kasa (kapı veya pencere). Dış lastik. Kılıf.

Anatomy : Teşrih. Gövdebilim. Anatomik yapı. Gövde yapısı. Vücut yapısı. Anatomi. Biyolojinin canlıların iç yapıları ile uğraşan dalı, yapı bilimi. Yapıbilim. İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbirleriyle olan ilgilerini inceleyen bilim dalı, yapı bilimi. herhangi bir organizmanın yapısı.

Diagram : Çeşitli niceliklerin birbirine olan oranlarının çizgi ya da geometrik biçimlerle anlatımı için düzenlenen çizge. değişik bir niceliğin çeşitli zamanlardaki değişimlerinin çizgi ve birbirinden ayrı nitelikteki biçimlerle gösterilmesiyle oluşan çizge. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim. Grafik. Resim. Diyagram ile göstermek. Diyagramını çizmek. Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim. bk. verilerin sunulması. Şema.

 

Bones : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Zar.

Ambit : Sınır. Ortam. Muhit. Çevre. Etraf. Şümul. Hudut. Saha. Alan.

Skeletons synonyms : skeletal frame, supporting structure, skeleton, chassis, roofings, frames, bkt, scandal, scrag, blueprints, conspectuses, barebones, cadres, anlage, housetop, edifice, diagramed, drafts, building, roofing, framework, fabrics, frameworks, binding, underframe, draft plan, carcasses, outrage, skeleton in the cupboard, carcase, fabric, skeleton in the closet, frame.

Skeletons zıt anlamlı kelimeler, Skeletons kelime anlamı

Maximum : Verilen bir durum için elde edilebilecek en büyük değer. En fazla. Enbüyük. En yüksek derece. Maksimum. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. En büyük. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. En çok en büyük.