Slideway türkçesi Slideway nedir

Slideway ingilizcede ne demek, Slideway nerede nasıl kullanılır?

Slideways : Kızak.

Slide agglutination test : Lam üzerinde partiküler antijenlerle serumdaki antikorların özgül bağlantılar oluşturması sonucu gözle görülebilir kümeler meydana gelmesi ilkesine dayalı olarak yapılan immünolojik tanı yöntemi. Lam aglütinasyon testi. Lam kümelenme testi.

Slide along : Boyunca süzülmek veya kaymak. Karnı üzerinde sürünmek.

Slide back : Geriye kaymak veya çekilmek. Geriye kaymak.

Slide bar : Sürgü. Kapı sürmesi. Kılavuz ray.

Slide caliper : Sürmeli kumpas. Sürmeli kompas.

Slide by : Bir şeyden öylece durmak.

Slide carrier : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saydam resimleri mercek ile ışık kaynağı arasından geçirmeye yarayan gösterici parçası. Saydam resim taşıyıcı.

Slide fastener : Fermuar.

Slide block : Motor gücü ile iki paralel iz boyunca hareket eden metal blok (mekanik). Kayar blok. Kayıcı blok.

İngilizce Slideway Türkçe anlamı, Slideway eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slideway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coaster : Bardakaltı. Koster. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Bardak altlığı. Altlık. Kabotaj yapan gemi. Tahta peynirlik. İki kulplu şarap bardağı. Kabotaj gemisi.

 

Gantry : Makas köprüsü (roket). Sinyal iskeleti. Fıçı kızağı. Tomografi cihazında hastanın girdiği oyuk bölüm. tüp ve dedektör sistemi bu boşluğun çevresinde bulunur. öne ve arkaya 30º eğilebilir. Ayaklı çerçeve sehpa. Makas köprüsü. Rampa. Gantri.

Carrier : Telefon operatörü. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. Port bagaj. Hamal. Nakliye şirketi. Taşıyıcı. Portör. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri.

Gantries : Makas köprüsü (tren). Tren köprüleri (nehir vb üzeri). Fıçı kızağı. Rampa.

Gauntry : Makas köprüsü (roket). Fıçı kızağı. Rampa.

Carriers : Ulak. Nakliyeciler. Portör. Taşıyıcı. Port bagaj. Kurye. Nakliyeci. Hamal. Nakliye şirketi.

Runway : Devvar köprü makarası rayı. Geçit. Koşu pisti. Koşuyolu. Uçak pisti. Pist. Pist (havaalanında). Koşu yolu. Geçit köprüsü. Podyum.

Gutter : Oluk. Sefalet. Suyolu. Kaba. Çatı oluğu. Eriyip akmak (mum). Batak. Kanivo. Yağış sularının aktığı yatay konumlu kanal. Hendek açmak.

Drag : Sürüklenmek. Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim. Bitmek bilmemek. Koku (av). Bir kırığın yakınında, katman uçlarının aşağı ya da yukarı doğru kıvrık olması. Ağırdan almak. Sürüklemek. Ağır hareket. Çekmek. Direnç.

 

Chock : Kama. Takoz koymak. Domuzdamı. Tıka. Destek koymak. Takoz. Odun parçası. Tıkamak.

Slideway synonyms : water chute, sloping trough, trough, bobsleds, bobsled, drags, chute, skid, slide, coasters, bobsleigh, gauntries, coal chute, dry dock.

Slideway ingilizce tanımı, definition of Slideway

Slideway kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A way along which something slides.