Sniffled türkçesi Sniffled nedir

  • Burun çekme.
  • Burnunu çekmek.

Sniffled ingilizcede ne demek, Sniffled nerede nasıl kullanılır?

Sniffle : Burun çekme. Burnunu çekmek.

Sniffler : Burnuna çekmek. Havayı koklamak. Dudak bükerek söylemek. Burnunu çeken kimse. Sezmek. Burnunu çekme. Kokusunu almak. Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. Burun kıvırmak. Burun çekmek.

Snifflers : Burun kıvırmak. Burnunu çeken kimse. Sezmek. Burun çekmek. Burnunu çekmek. Burnunu çekme. Burnuna çekmek. Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. İçe çekilen hava. Kokusunu almak.

Sniffles : Nezle. Burun tıkanıklığından dolayı nefes olma güçlüğü çekilen durum (gayriresmi).

The sniffles : Hafif nezle. Nezle.

Get a sniff of : -den bir nefes çekmek.

Sniff at : Hiçe saymak. Burun kıvırmak. Yabana atmak. Görmezden gelmek.

Sniff up : Burnuna çekmek.

Sniff out : Ortaya çıkarmak. Bulmak. Aydınlatmak.

Sniffer : Burun (argo terim). Yoklayıcı. Dinleyici. Belli bir maddenin varlığını saptamak için kullanılan cihaz. Burundan hava alan. Soluyarak uyuşturucu madde alan kimse. Burundan nefes alan. Burnunu çeken. Burnunu çeken kimse. Burundan uyuşturucu çeken kimse.

İngilizce Sniffled Türkçe anlamı, Sniffled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sniffled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Snifflers : İçe çekilen hava. Burun kıvırmak. Burnunu çekme. Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. Kokusunu almak. Burun çekmek. Dudak bükerek söylemek. Burnuna çekmek. Sezmek.

Person : Şahıs. Adam. Kişilik. Beden. Kimse. Can. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Fert. Birey.

Snuffling : Burnunu çekme. Gürültüyle burnunu çekmek. Sesli nefes almak. Burnundan konuşmak. Burnundan konuşma. Nezle. Burnunu sesli çekmek. Koklama. Hırıltılı solumak.

Blubber : Balina türü balıkların yağı. Zırıldamak. Zırlama. Bağıra bağıra ağlamak. Şişkin. Zırıltı. Hüngürdemek. Ağlama. Zırlamak. Hüngür hüngür ağlamak.

Sniffs : Burun kıvırmak. Havayı koklamak. Sezmek. Dudak bükerek söylemek. Burnuna çekmek. İçe çekilen hava. Burun çekmek. Burnunu çekme. Kokusunu almak.

Soul : Kök. Esas. Zencilere ait. Ruh. Can. İçtenlik. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Timsal. Hissiyat. Öz.

Snivelled : Ağlamak. Burnunu çekerek ağlamak.

Sniveled : Ağlamak. Yakınmak. Ağlayıp sızlanma. Burnu akmak. Sümük. Sızlanmak. Burnunu çekerek ağlamak.

Blub : Hüngür hüngür ağlamak. Hıçkıra hıçkıra ağlamak. Yüksek sesle ağlamak. Hıçkırarak ağlamak.

 

Sniffler : Burnunu çekme. Burun çekmek. Burnuna çekmek. Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. Burnunu çeken kimse. Dudak bükerek söylemek. Kokusunu almak. İçe çekilen hava. Burun kıvırmak.

Sniffled synonyms : snivel, somebody, sniff, snuffle, cry, sniffed, sniveler, sniffle, mortal, sniveller, sniffling, someone, weep, snuffled, individual, snivels.

Sniffled zıt anlamlı kelimeler, Sniffled kelime anlamı

Laugh : Gülme. Gülüşme. Gülüş. Kahkaha atmak. Gülmek. Sevinmek. Eğlenmek. Hande. Kahkahayla gülmek. Gülerek neden olmak.

Exhale : Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). Soluk vermek. Nefes vermek. Çıkarmak (koku). (nefes) alıp vermek. Yaymak. Çıkarmak. Buhar çıkarmak. (gaz vb) salmak. Oh çekmek.