Sniffle türkçesi Sniffle nedir

  • Burnunu çekmek.
  • Burun çekme.

Sniffle ile ilgili cümleler

English: Ali has the sniffles.
Turkish: Ali burnunu çekiyor.

English: I heard Tom sniffle.
Turkish: Tom'un burnunu çektiğini duydum.

Sniffle ingilizcede ne demek, Sniffle nerede nasıl kullanılır?

Sniffled : Burnunu çekmek. Burun çekme.

Sniffler : Burun çekmek. Sezmek. Burnunu çeken kimse. Burun kıvırmak. İçe çekilen hava. Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. Burnunu çekmek. Burnunu çekme. Burnuna çekmek. Havayı koklamak.

Snifflers : Burundaki sıvıları temizlemek için ardı ardına burnunu çeken kimse. Havayı koklamak. Dudak bükerek söylemek. Burnunu çeken kimse. Burun kıvırmak. Sezmek. Burnunu çekmek. Burnuna çekmek. Burun çekmek. Burnunu çekme.

Sniffles : Nezle. Burun tıkanıklığından dolayı nefes olma güçlüğü çekilen durum (gayriresmi).

The sniffles : Hafif nezle. Nezle.

Sniff out : Aydınlatmak. Bulmak. Ortaya çıkarmak.

Sniff in : Burnuna çekmek.

Sniff at : Görmezden gelmek. Burun kıvırmak. Hiçe saymak. Yabana atmak.

Sniffling : Burnunu çekmek. Burun çekme.

Sniff : Havayı koklamak. Burnuna çekmek. Havayı koklama. Burnunu çekmek. Burun kıvırmak. Burun çekmek. Burnunu çekme. Koklamak. Sezmek. Dudak bükerek söylemek.

İngilizce Sniffle Türkçe anlamı, Sniffle eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sniffle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snivelled : Ağlamak. Burnunu çekerek ağlamak.

Sniveled : Burnu akmak. Yakınmak. Sızlanmak. Ağlayıp sızlanma. Sümük. Burnunu çekerek ağlamak. Ağlamak.

Sniveller : Ağlamak. Yakınmak. Sümük. Burnu akmak. Ağlayıp sızlanan kimse. Ağlayıp sızlanma. Burnunu çekerek ağlamak. Sızlanmak.

Sniffed : Koklamak. Burun kıvırmak. Burnuna çekmek. Kokusunu almak. Sezmek.

Inspire : Yaymak. Canlandırmak. Telkin etmek. Solumak. Esinlemek. Sebep olmak. İlham almak. İçine çekmek. Soluk almak. Telkinde bulunmak.

Ventilation : Havalandırma. Vantilasyon. İşliklerde, düzlüklerde, sinema salonlarında kirli havayı atıp yerine temiz hava sağlama. korunaklarda filmin çabuk bozulmasını önlemek amacıyla aynı işin yapılması. büyük göstericilerde güçlü ışık kaynağının çıkardığı yüksek ısıyı ve zararlı gazları önlemek amacıyla sürekli olarak hava verme. Hava verme. Kapalı bir yerdeki hava veya gazın temizlenmesi, yer değiştirmesi. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Havalanma. Açığa vurma. Belirtme. Açıkça tartışma.

Respiration : Atmosfer vaya sudaki oksijenin akciğer veya solungaçlarla alınarak kan yoluyla hücrelere ulaştırılması ve hücrelerde oksidasyon sonucu oluşan atıkların dışarı atılması. metabolik olarak oksidatif reaksiyonlar zinciri, hücre içi solunum. Respirasyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organizma ile çevresi arasında gaz alış verişi; havanın solunum organlarına çekilerek temizlenmesinden sonra kirlenen havanın dışarı verilmesi. organizma ile çevresi arasında oksijen ve karbondioksit değişimi. respirasyon, dış solunum. bir organizmada oksijenin dokulara taşınması ve karbondioksitin atılması olan fiziksel ve kimyasal olaylar. metabolik olarak oksidatif reaksiyonlar zinciri. bu reaksiyonlarda son elektron tutucusu olarak oksijene ihtiyaç vardır. atık ürün olarak karbondioksit ve kullanılabilir enerji meydana gelir. hücre içi solunumu olarak bilinen reaksiyonlar üç aşamada gerçekleşir. a. karbohidrat, amino asit ve yağ asitlerinden asetil koenzim a meydana gelir. olaylar sitoplazmada gelişir. b. mitokondrilerin matriksinde meydana gelen sitrik asit devri. c. mitokondrilerin kristalarında meydana gelen elektron taşıma zinciri reaksiyonları. hücre içi solunumu. Akciğerlerde havanın yenilenmesi, akciğer alveol havasıyla kan arasında gaz alışverişi, gazların kanda taşınması, kanla hücreler arasındaki gaz alışverişi ve hücrelerin oksijen kullanması karbondioksit üretmesi olayları içeren süreç, respirasyon. dış solunum ve iç solunum olarak ikiye ayrılır. Solunum.

 

Snuffling : Burnunu sesli çekmek. Sesli nefes almak. Burnundan konuşma. Koklama. Burnundan konuşmak. Gürültüyle burnunu çekmek. Nezle. Hırıltılı solumak. Burnunu çekme.

Snifflers : Havayı koklamak. Burun kıvırmak. Sezmek. Burnuna çekmek. Burun çekmek. İçe çekilen hava. Burnunu çekme. Kokusunu almak. Dudak bükerek söylemek.

Sniffle synonyms : sniffled, sniff, sniffs, sniffler, snivel, breathe in, snivels, sniffling, snuffle, external respiration, breathing, snuffled, inhale.

Sniffle zıt anlamlı kelimeler, Sniffle kelime anlamı

Exhale : Soluk vermek. Çıkarmak (egzoz veya duman vb'ni). (gaz vb) salmak. Çıkarmak. Oh çekmek. (nefes) alıp vermek. Yaymak. Çıkarmak (koku). Buhar çıkarmak. Nefes vermek.

Laugh : Kahkahayla gülmek. Gülme. Kahkaha atmak. Eğlenmek. Gülmek. Gülüş. Sevinmek. Gülerek neden olmak. Hande. Gülüşme.

Sniffle ingilizce tanımı, definition of Sniffle

Sniffle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To snuffle, as one does with a catarrh.